“Birinin egemenliğini tanımak,
ona itaat etmek,”
şeklinde tanımlanıyor BİAT kavramı..
BİD’AT ise, dinin aslına aykırı olan,
Kur’an ve sünnete ters düşen
düşünüş, iş ve davranışlardır.
Birilerimiz bir cemaat veya tarikat liderine,
ya da bir parti liderine biat edebilirler.
Onun makul olan buyruk ve ilkelerini
kendilerine hayat düsturu edinebilirler.
Liderlerini, şeyhlerini sevebilirler.
Bu gayet doğaldır…..
Ama birilerimiz bir noktayı unutuyorlar:
Hz. Peygambere biat eden Müslümanlar,
bazen ona şöyle diyebiliyorlardı:
“Ya Resulallah! Bu söylediğiniz
Kur’an’dan değil ise
bizim de farklı bir görüşümüz var.”
Halife Hz.Ömer’e biat edenler,
o sert mizaçlı adama karşı
şu cümleyi söyleyebiliyorlardı:
“Ya Ömer, şayet yanlış yaparsan,
Yoldan çıkacak olursan seni
kılıçlarımızla düzeltiriz….”
Evet, bizim BİAT kültürümüzde,
itiraz ve sorgulama hakkımız da vardır.
Bir çoklarımız bunu unutuyor gibi.
Bir çoklarımızın biatı, şövalyelerinkine benziyor;
diz çökmüş, eli bağlı, başı önde,
efendisinin emirlerine kayıtsız şartsız
itaat sözü veren şövalyenin biatına..
Birilerimiz bir yerlere biat edecekse şayet,
şövalye biatına BİD’AT karıştırsınlar lütfen.))))
Yani kayıtsız şartsız biat etmesinler.
İslâm’ın ve Ashabın biatını hatırlayıp unutmasınlar..
Bizden söylemesi…..
Ne dersiniz???
