Bir zamanlar demiş ki Tevfik Fikret:
"Dîn-i hak bence bugün dîn-i hayât;
Sen ne dersin buna hey Molla Sırât?"
Ne demek mi? Şu demek:
“Bir din var, bir de hayat.
Bence hayat dine hakim olmalı.
Ey Molla Sırat (Âkif) sen buna ne dersin?”
Âkif ise, genel olarak
bu tarz düşünenlere cevap verir:
“Üdebânız hele gayetle bayağ mahlukât…
Halkı irşad edecek öyle mi bunlar? Heyhat!
Kimi garbın yalınız fuhşuna hasbî simsar;
Kimi İran malı der, köhne alır, hurda satar!
Eski divanlarınız dopdolu oğlanla şarab;
Biradan, fahişeden başka nedir şi’r-i şebab?
Serseri: hiçbirinin mesleği yok, meşrebi yok;
Feylosof hepsi; fakat pek çoğunun mektebi yok!
Şimdi Allah’a söver… sonra biraz bol para ver:
Hiç utanmaz; protestanlara zangoçluk eder…”
Peygamberler de böyle bir kavganın
bir tarafında değiller miydi?
Anlaşılan bu, kıyamete dek
böyle devam edecek..
Yadırgamayalım..
İstiklal Marşımızın kabulünün 100. yılında
Merhum Âkifimizin ruhu şad olsun.
