Hikâye bu ya.
Adamın biri ölmüş.
Ahrette sevdikleriyle birlikte
mutlu bir hayat sürmeye başlamış.
Bir ara sevgisiz, geveze mi geveze
bir adam katılmış aralına.
Öyle ki, her sözü, insanı çileden çıkaran,
samimiyetsiz, riyakâr, dedikoducu bir adam.
Cennete yeni giden ve dostları arasına katılan adam
sormuş arkadaşlarına:
- Ya hu, bu da kim böyle?
Oradaki eski sakinler cevap vermişler:
- Bu sizsiniz beyefendi!
Bizim bu dünyamızda,
geldiğiniz dünyada bulunmayan aynalar vardır.
kişiyi olduğu gibi gören ve yansıtan aynalardır bunlar.
İşte bu aynada, sizin gerçek yüzünüz,
olduğunuz gibi yansıtılıyor..”
Ne dersiniz?
Öbür taraftaki aynalara yansımadan
kendi kendimizi bize tanıtacak,
yanlışlarımızı bize gösterecek
ve bizi her dem erdeme, fazilete doğru ilerletecek
aynalara sahip olalım mı?
