Aman dikkat edelim bu vatanımıza!
Hani Merhum Âkif’imizin:
“Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda.”
Diye vasıflandırdığı bir cennet vatanımız var ya.
Hani “Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.” Demişti ya.
İşte bu vatanda yaşayan bizler,
Sakın ola ki, birilerinin oyunlarına gelmeyelim..
Bu günün “Y” kuşağı, şayet ciddi bir yakın tarih
okuması yapmadı iseler, DÜNÜMÜZÜ hiç bilmez.
Bu ülkede 1980 yılı öncesinde
gençlerimiz çeşitli gruplara ayrıldı veya ayırdılar:
Laik gençlik, Atatürkçü gençlik.
Sağcı gençlik, solcu gençlik.
Milliyetçi, mukaddesatçı gençlik, İslamcı gençlik.
Kominist gençlik; Maocular, Marksçılar, Enver Hocacılar….
Müslümanlar da, 1970 öncesinde bölük pölçük hâldeydi;
Onları tanım için “Alevi ve Sünni” kavramları
Ülkenin yazılı, sesli ve görsel medyasında sıkça yer alıyordu.
Süleymancılar, Nurcular, Işıkçılar, tarikatçılar…vardı.
(Şimdilerde bir de, ılımlı, diyalogcu müslüman ilave edildi.)
Ve bu grupların her biri, birbirleri ile
hısım olacakken HASIM haldeydi.
Bir kısmı bir kısmını TEKFİR ediyordu;
Bir kısmı da cadde ve meydanlarda
“Tekbir” getiriyordu.
Bazılarına göre lakabı “NURLU,”
kimilerine göre de “Morrison” olan
bir başbakanımız vardı.
O da,1965-1993 yılları arasında
10 yıl, 10 ay başbakanlık yaptı.
1980 öncesi, geceleri sokaklarda
silah ve bomba sesleri eksik olmazdı.
Geceleri dışarı çıkmak cesaret isterdi.
Her gün birkaç vatan evladı can verirdi bu ülkede.
Veee yıl 1980, 12 Eylül de askeri darbe yapıldı.
Sağa da, sola da tırpan vuruldu.
Binlerce vatan evladı zindanlara atıldı.
Ve bu günlere gelindi.
Birileri, bize sıkça dünleri hatırlatsa ne iyi olur.
Unutanlar hatırlasın, bilmeyenler öğrensin diye..
Dünlerimiz bu günlerimiz için İBRET AYNASI olsun diye..
Birilerimiz birilerinin sıktığı gaza gelmesin diye…
