Eskiler, bir insanda densizlik,
toplumsal kurallara bir aykırılık
gördüklerinde “EDEP YA HÛ” derlermiş.
Eskiler, otobüste, toplum içinde
esnedikleri zaman, ağızlarını iki karış açıp
32 dişini birden göstererek esnemezlermiş.
Onlar, sol ellerinin tersi ile ağızlarını kapatırlarmış
Eskiler, hapşırdıkları zaman. İki metre öteye
tükrüklerini sıçratmaz, iki elleriyle ağızlarını
kapatırlarmış ve hapşırma sonunda
“Elhamdülillah” derlermiş.
Çevresindekiler de ona:
“Yerhamükellah”
(Allah sana merhametiyle
muamele etsin,” diye dua ederlermiş.
Hapşıran da:
“Yehdina ve yehdikümüllah” yani
Allah cümlemize hidayet eylesin,”
diye karşılık verirmiş.
Eskiler; hele bayanlar, toplum içinde
sakız çiğnemezlermiş; hele hele
asla balon patlatmazlarmış.
Eskiler nazik, kibar insanlarmış;
birbirleriyle konuşurlarken,
“ Beyefendi, Hanımefendi,
lütfen, rica ederim, teşekkür ederim…”
gibi sözcükleri çok sık kullanırlarmış..
“Lan, hey, baksana, oha… gibi
sözcükleri edep ve adaba aykırı
görürler, kullananları ayıplarlarmış.
Eskiden okullarımızda Hayat Bilgisi diye
bir ders okutulurmuş..
Öğrenci karnelerinde de,
hep "PEK İYİ" diye not verilen
"HAL VE GİDİŞ" dersi varmış.
Diyorum ki, şimdilerde de
EDEP VE ÂDÂP DERSİ” diye
bir ders okutulsa ne iyi olur.
Ne dersiniz?????))))))
