Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

GÂVUR OLMAYA GİTMEDİM YA,

06 Aralık 2020 - 21:06

“ BEYTULLAH’I GÖRMEYE GİTTİM.

GÂVUR OLMAYA GİTMEDİM YA,

NE YAPARSANIZ YAPIN!”

DOSTLARIM, Gazeteci Dostum Bayram Bey’in gönderdiği

şu mesajı sizlerle de paylaşmak istedim.

Bazılarımızca EZOTERİK bir anlatım gibi algılansa da,

mutlaka okumamızı isterim doğrusu.

Mesaj aynen şöyle:

“ 1964 yılında bisikletiyle Hacca gitmek istiyor.

(Fakat gideceğini kimseye ilan etmiyor.)

Cebinde sadece 66 lirası var.

Yollarda paraya çok ihtiyacı olmuyor.

Vaaz verdiği yerlerde önüne sofralar kuruluyor.

Cilvegözü Sınır Kapısı'na varıyor.

1952 yılına ait pasaportunu gösteriyor.

Gösteriyor ama 5.000 lira döviz alması gerektiği söyleniyor,

parası olmadığından geçemiyor.

Ama o, yolundan vazgeçmiyor.

Tel örgülerden bisikletini atıyor.

Ardından kendisi de atlıyor.

Bu kez bisikletini kucağına alıyor.

Mayın tarlasından geçip Suriye asfaltına çıkıyor.

Bisikletine binerek hızla ilerliyor.

Amman’a varıp mola verdiği sırada tanıdıkları ile karşılaşıyor.

“ Buradan öteye zorlanırsın, bizimle gel” diyorlar.

Başta kabul etmiyor, ama sonunda zorla ikna ediyorlar.

Bisikletini Amman’da birisine emanet ediyor

ve tanıdıklarıyla yola devam ediyor.

Otobüsle Mekke’ye varıp Hac vazifesini tamamlıyor.

DÖNÜŞ yolunda (bir aksilik yüzünden) otobüsü kaçırıyor.

Arabadan arabaya aktarma yaparak Amman’a varıyor ve bisikletine kavuşuyor.

(Ürdün ve Suriye'yi geçtikten sonra)

“ Nasıl olsa memleketime gidiyorum” diyerek

bisikletiyle Türk hududuna geliyor.

İşte asıl problem orada başlıyor;

5.000 liralık döviz almadığı ve kaçak geçtiği için tutuklanıyor.

(Savcılığa çıkarılan) Mehmet Neşet amca:

“Bu suçsa ben Beytullah’ı görmeye gittim.

Gavur olmaya gitmedim ya, ne yaparsanız yapın,” diyor ve cezasına razı oluyor.

Mehmet Neşet Öz’ün bu bisiklet yolculuğu, savcının çok dikkatini çekmiş.

Savcının talebiyle bisikletli fotoğrafı çekiliyor.

Ve aşağıdaki o fotoğrafı, HÜRRİYET Gazetesi basıp haber yapıyor.

Ailesi olayı gazeteden görüp öğreniyor, yanına gidiyorlar.

Ama onu alıp gelmeleri mümkün olmuyor.

Mehmet Neşet amca, 27 gün cezaevinde yattıktan sonra beraat ediyor.

Yol arkadaşı bisikletiyle birlikte

otobüse bindirilip evine gönderiliyor.

Akrabaları ve köylüleri Hacı Mehmet Neşet Öz için hep

“ Yollarda ölecek, ölüm haberi gelecek” dermiş.

Fakat onun vefatı söyledikleri gibi olmamış.

Vefatından bir gece önce köyündeki

dört kahveyi tek tek dolaşmış

ve herkese güleç yüzüyle çaylar ısmarlamış ve:

“ Yarın benim bayramım var” demiş.

Ertesi gün, 19 Şubat 1976'da,

sabah saatlerinde yatağında huzur içinde vefat etmiş.

Nur içinde yatsın. Allah rahmet eylesin."

DOSTLARIM!

İlginç ve ibretlik bir hikâye değil mi?

Ne dersiniz?

Bu yazı 4037 defa okunmuştur.