Bugun...
GÖZ (NAZAR) DEĞMESİ


Şerif Simavi Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-09-2020 12:24

Bir dostum dedi ki: “Bazen Felak suresinin
“Ve min şerri ğasikın izâ vekab”
ayetini okuduğumda Ağustos Böceğini;
“Ve min şerri hasidin iza hased” ayetini
okuyunca da, NAZAR konusunu yani
UĞURSUZ bakışları hatırlarım.
Bakışlar vardır; yükünü bir türlü boşaltamayan
gökteki kara bulutlar gibidirler.
Bakışlar vardır; şimşekler çakarken,
yerle irtibata geçen yıldırım çarpmalarını andırırlar.
Gözler vardır; biraz sonra lavlarını çevresine
püskürtecek olan “VEZÜV”lerin gözleri gibidir.
Bu gözler, hasetçinin içindeki menfi (negatif)
enerjiyi, baktığı yöne doğru;
haset ettiği insana veya objeye doğru, fırlatıverirler.
Hasetçinin bakışı, tıpkı avcının yayından fırlayan ok gibidir.
Şayet bir engel olmazsa arada,
hedefini tam da on ikiden vuruverir maazallah.
İşte bu gözün, bu bakışın adıdır NAZAR.
Bu, öyle bir bakıştır ki, deler geçer; tıpkı şimşek gibi.
Yakıp kül eder; tıpkı yanar dağ gibi
Bir başka bakış da vardır ki; sevgi dağıtır,
mutluluk saçar etrafa,
her şeye ümit verir, hayat verir.
Bir bakış vardır; her daim gerçeği görür,
eşyanın hakikatine nüfuz eder.
Bir bakış vardır, en katı kalpleri yumuşatır,
ağlayanın gözyaşlarını dindirir.
İşte bu bakışa da artık “NAZAR” DEĞİL;
“BASİRET” adı verilir.
Gözler vardır, baktığı metalleri;
çatalı, bıçağı büklüm büklüm kıvırır.
Böylesi bakışlar da, bir yandan
insanların hayretini celp eder,
ama bir yandan da, fiziksel izahını
yapmakta bilim adamlarını aciz bırakır.
Gözler vardır, bakışlarıyla kalpten kalbe bir yol oluşturuverir;
iki cinsi; Âdem ile Havvaları birbirine bağlayıverir;
hem de ömür boyu kopmayacak bir halatla..
Buna da “SEVDALI BAKIŞ” diyorlar galiba.
Böylesi bakışlara da dikkat etmek gerekir.
Çünkü bu tür bakışlar, ömür boyu iyileşmeyen,
hem acı hem huzur veren bir yâre bırakabilir gönüllerimizde.
Hani; “temayülatı kalbiye efal-i ihtiyariyeden değildir,” derler ya.
İşte bu denli bakışlar, gönülleri kendilerine celp ediverirler.
Gönüller ise gayri ihtiyari tıpkı civa gibi akıverir o bakışa doğru.
Onun için çevremize bakışlarımızı yönlendirirken dikkatli olmalıyız.
Ve ömür boyu iz bırakacak bu denli bakışlardan kendimizi korumalıyız.
Ve Freud’un temsilcisi ve propagandacısı olan
Başka başka bakışlar da vardır; onlar
çevresine hep cinsellik hatırlatırlar,
masum gönülleri titretir ve baştan çıkarırlar.
Ona da “şehevi bakış” veya başka isimler verilir.
Nasıl ki, her zehirin bir panzehiri vardır.
Bu menfi okların, bu bakışların panzehiri de
“Tevekkeltü Alallah”demektir.
O’na sığınmak ve O’nun verdiği reçeteyi kullanmaktır.
Bakışlarımızı, nazara değil de,
basirete dönüştürmek, yani
kendimize ve yaratılmışlara sevgiyle,
şefkat ve gıpta ile bakmaktır reçete.
Ve Felak ve Nas surelerini
bolca okuyarak, ihlâs ile Allah’a sığınmaktır.”
İşte bunları söyledi o dostum.
Ben de paylaştım sizlerle.
Ne dersiniz?





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI