Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

HAİNLER DE BİR GÜN PİŞMAN OLURLAR

07 Ocak 2021 - 19:48

B. Ayvazoğlu’nun “Şerif Hüseyin İzmir marşını Dinlerken”

Başlıklı yazısından bir paragrafı paylaşmak istedim.

Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah,

Feridun Cemal Erkin’e şunları anlatır:

“Müttefikler, daha doğrusu İngilizler,

babamı Osmanlı idaresine isyan edip

imparatorluğun düşmanlarıyla işbirliği

yapması karşılığında kendisini

Hicaz krallığına getirmek vaatlerini tuttular.

Babam gerçi Hicaz Kralı oldu;

fakat bir süre sonra Vahhabiler

kendisini düşürdüler,

Kral Suud onun yerine geçti.

Babam İngilizlerin himayesi altında Kıbrıs’a yerleşti.

Orada hastalandı, kendisini Amman’a aldım.

Uzun müddet hasta yattı, çok ızdırap çekti.

Günün birinde, ikindi vakti, sarayın bandosu

öteden beri âdet olduğu üzere bahçede konser veriyordu.

Hava sıcak, pencereler açıktı.

Bir aralık bando hepimizin bildiğimiz

İzmir Marşı’nı çalmaya başladı.

Babamın birçok eski hatıraları hafızasında

canlandırmasını önlemek için pencereyi

yavaşça kapadım. Bana seslendi:

Evlât, neden o pencereyi kapıyorsun?

İzmir Marşı’nın eski günleri

bana hatırlatmaması için değil mi?

Ben, velinimetine ihanet etmiş âsi bir kulum,

günahım büyüktür. Kral olacağımı sandım,

Tanrı beni sürgünlüğe düşürdü.

Hasta oldum, buraya sığındım.

Bırak, pencereyi aç, şu marşı dinleyeyim,

duyduğum vicdan azabının şiddeti,

o eski hatıraların canlanması ile büsbütün artsın;

bu dünyada çektiğim ızdıraptan artan

vicdan azabıyla büsbütün ağırlaşsın,

tâ ki Cenabı Hak bu günahkâr kulunu

dünyada affederek, ahirette hesap gününde

daha büyük cezadan korusun.” (s.125-126)


Bu yazı 597 defa okunmuştur.