Vaktiyle Konya’nın bir ilçesinde
Müslümanlarla Ermeni vatandaşlar,
bir arada yaşama kültürünü sergilemektedirler.
Gün gelir, Kilisenin papazı ölür.
Ermeni bir yetkili, mahalle imamına gelir
ve der ki:
“Hocam, malumunuz papazımız ölmüştür.
Bu gün kilisede ayinimiz var.
Ama ayini yaptıracak bir görevlimiz yok.
Siz ara sıra ayinlerimizi takip ederdiniz.
Bilirsiniz nasıl ayin yaptığımızı.
Bu gün bize ayinimizi yaptırır mısınız?”
Hoca, bu ricayı kıramaz; hem tebliğ yapmayı
hem de komşuluk ilişkilerini düşünerek,
giyer papazın cübbesini, külahını.
Öyle bir konuşma yapar ki hoca,
tüm cemaati çok duygulandırır
ve hüngür hüngür ağlatır.
Üstelik kendisi de konuşma anında
gözyaşlarını tutamaz.
Ayin bittiğinde, davet eden yetkili,
imama tebrik ve teşekkürlerini sunarken der ki:
“Hocam! Sana Müslüman diyenin dili kurusun….”
Şu mübarek Ramazan günü
biraz tebessüm edelim,
biraz da, geçmişte ne denli
uyumlu bir toplum olduğumuzu
hatırlayalım istedim.
