Bugun...
İSTANBUL’UN FETHİNİ KUTLARKEN


Şerif Simavi Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-05-2020 20:16

DOSTLARIM! Dün Takvimler

29 Mayıs 2020 tarihini gösteriyordu.
Ve biz İstanbul'un Fethi'nin 567'nci yılını kutladık.
Tarih boyunca, baskı, zulüm, haksızlık ve hukuksuzluk,
ŞEHİRLERİN ve HALKIN isyanına da sebep olmuştur .
Biz bu İstanbul'a gelmeden önce de Bizans halkı:
“Bu şehrin sokaklarında kardinal külahları görmektense,
Müslüman sarıklarını görmeyi tercih ederiz,”
diye feryad ediyordu. İstanbul’un Topkapı’sındaki surlar da,
Ulubatlı HASAN’ın dikeceği sancağı hasretle bekliyordu...
Velhasıl bu ŞEHİR ve halkı, 800 Yıldan beri kendisine hükmeden DOĞU ROMA zulmünden kurtulup bir an evvel fethedilmeyi; AYASOFYA ise, bir an evvel gerçek bir mabede dönüşmeyi sabırla bekliyordu.
GENÇ FATİH ve askerleri ise, hadisi şerifte müjdelenen
Nİ’MEL CEYŞ; KUTLU KOMUTAN VE KUTLU ASKER
olabilmenin özlemi içindeydiler. Kostantıniyye’nin etrafı,
çepeçevre saf çelikle örülmüş olsa bile,SULTAN FATİH
ve askerleri, aşk ve heyecanlarıyla, öfke ve kahırlarıyla
o demirleri MUMA çevirmek konusunda kararlıydılar.
SULTAN FATİH: “İmkânın sınırlarını görmek için
imkânsızı zorlamak gerekir.”
“Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni,” diyerek yola çıktı
Ve sonunda şu ayetle verilen müjdeye kavuştular:
"...... [ Allah size] gönülden seveceğiniz başka bir nimet daha [bağışlayacak] [O da, bu dünyada] Allah'ın size yardımı ve yakında gerçekleşecek olan bir zafer!
[Ey Peygamber, işte bunu] bütün inananlara müjdele.(Saff, 61/13)
DOSTLARIM!
Sultan Fatih’in bu şehri Fethi, Batı dünyasının genlerine
öylesine işlemiştir ki, onlar, 13 rakamı ile
1+4+5+3 arasında bağlantı kurmuşlar ve
o gün bu gün 13 rakamını hep uğursuz saymışlardır.
Ne yazık ki, bizim içimizde yaşayan bazı
Bizans'ın VELETLERİ de, 013 yılında Taksim’in duvarlarına,
“ZULÜM 1453'TE BAŞLADI” diye yazmışlardır.
FETİH’ten rahatsız olanlar, dün de vardı, bu gün de var.
DÜN, içimize nifak tohumlarını saçmak için
Lawrence'leri görevlendirmişlerdi onlar…
Meselâ, Arapları, Osmanlı'ya karşı kışkırtan,
örgütleyen mavi gözlü sarışın Lawrence’leri..
Mesela, bir de John Fhilby yani Şeyh Abdullah vardı.
Onu da, İngilizler, Şerif Hüseyin’e
danışman olarak görevlendirmişlerdi.
1885’te Seylan’da dünyaya gelen bu adam,
tıpkı büyük casus oğlu gibi Cambridge mezunuydu.
Birkaç doğu dilinin yanında anadili gibi Arapça biliyordu.
Anadolu’nun masum çocukları olan dedelerimiz,
Çanakkale’de İngilizlerle cedelleşirken,
O, Şerif Hüseyin’le kol kola sarmaş dolaştı.
Birlikte ihanet planları yapıyordu.
Jhon,1930 yılında adını değiştirdi;
ÖPERKEN ISIRMAK için adını Abdullah yaptı.
Onun, Irak bölgesinde kadın bir yardımcısı da vardı.
Adı, Gertrude Bell. Namı diğer “Çöl Kraliçesi” idi.
Bell de, Oxford mezunuydu. İngilizce, Arapça,
Kürtçe ve Farsça biliyordu bu DİŞİ LAWRENCE.
Evet, evet dün böyleydi manzara..
Bu gün de pek değişen bir şey yok galiba değil mi?
PKK’lar, DAEŞ’ler YPG’Ler…….
Hepsi çevremizde ve içimizde...
Dünü idrak ederek bu günü düşünerek
FETHİ MÜBİN’İ kutluyoruz.
Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun.
Selam olsun bu kutlu şehrin kutlu FATİHİNE
VE onun KUTLU ASKERLERİNE..
NOT: BAYAN Ortadoğu'nun sınırlarını çizen Gertrude Bell'i namı diğer DİŞİ LAWRANCE'İ detaylı okumak isteyen dostlarım şu linke başvurabilirler.

http://fatihaktuel.com/Yazar--disi---lawrence-1149.html





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI