Severim hikmetli, ibretli, didaktik kıssaları.
İşte onlardan biri; paylaşmak istedim:
Tebdili kıyafet eden bir SULTAN çarşıya çıkar.
Bir kuş pazarına uğrar. Orada KEKLİK satılan
bir tezgaha göz atar. Tezgahta bir çok keklik vardır
ve her birinin fiyatı birer liradır.
Ama sadece altın kafes içindeki kekliğin fiyatı değişiktir.
Onun değeri 500 liradır. Diğerleriyle arasında
dağlar kadar fark vardır.
Sorar SULTAN, satıcıya:
“ Bunlar bir lira da, bu neden 500 lira?”
Cevap verir satıcı:
“Efendim!” der. “Bu keklik, çok farklı bir kekliktir.
Bu, tatlı tatlı öterken, kurduğum tuzağa
hemcinslerini çağırır ve etrafında toplar.
Bana yardımcı olur ve onları kıskıvrak yakalamamı sağlar.”
“Öyle miiiii?” der Sultan.
“ O halde, al 500 lirayı, ver kekliği bana!”
Sultan kekliği alır, kafesinden çıkarır
ve o anda kellesini koparır hayvancağızın.
Satıcı hayretler içinde sorar:
“Ne yaptınız siz?!”
Cevap verir Sultan:
“KENDİ CİNSİNE İHANET EDİP,
TUZAĞA DÜŞÜRENİN SONU BUDUR.”
Ne dersiniz? Bu kekliğin de insanoğlu ile
bir akrabalığı var mıydı acaba?
