Sordum "Bir Bilen” Dostuma:
“Peygamberler, şeyhler, mehdiler,
… efendiler kurtarıcı mıdırlar?
Dedi ki:
"Hayır, Peygamberler dâhil,
hiç bir kimse kurtarıcı değildir.
Onlar sadece DAVETÇİdirler.
MÜJDECİ VE MÜNZİRdirler
Kurtarıcı olsalardı,
imdadımıza yetişebilselerdi;
Hz. Âdem oğlu Habil’i, Kabil’den;
Hz. İbrahim, put ustası babasını;
Hz. Peygamber (s.a.s) amcası
Ebu Talip'i kurtarırdı.
Onlar, Allah'ın vahiy yoluyla
kendilerine bildirdikleri hariç,
gaybı (geleceği) da bilemezler.
Şayet gaybı bilselerdi,
Hz. Peygamber şöyle der miydi?
«Size, Allah'ın hazineleri elimdedir,
demiyorum; gaybı da bilmiyorum;
size, “ben meleğim,” demiyorum,
ben ancak bana vahiy olunana uyuyorum.»
(En’am, 50)
Onlar, geleceği, gaybı bilselerdi,
Hz. Yakub, kuyudaki Yusuf’unu görüp
onu oradan çıkarmaz mıydı; onun için
yıllarca gözyaşı döküp hasret çeker miydi?
Hz. Musa, Hızır ile gizemli yolculuğa çıkar mıydı?
Peygamberler öldükten sonra, ilkelerini,
getirdikleri ilâhi mesajları bırakırlar bize.
Yoksa üzerimizde herhangi bir
tasarrufları da olamaz.
Şayet öyle olsaydı, Hz. İsa,
kendi dinini saptırıp,
kuşa çevirenlere engel olurdu.
Değerli Dostum Şerifim,
ezoterizm deryasında yani rüyalar,
zihin okuma, keramet, istidraçlar
dünyasında boğulmayalım.
Bunun için de dua edelim;
Gerçekleri gören gözlere,
hakikati duyan kulaklara,
iman eden kalplere sahip olmamız
için dualar etmemiz gerek….”
Bunları söyledi Bir Bilen.
Siz ne dersiniz bilmem.
