En basit ilmihal ve akait kitapları bile
bize iman konusunda bilgi verir:
İmanı, “Taklidi iman ve Tahkiki iman”
diye iki bölümde incelerler.
Taklidi iman, sorgulanmayan,
birilerini taklit ederek yapılan imandır.
Tahkiki iman ise araştırmaya, okumaya,
akıl yorup tefekküre dayanan imandır.
Ve imanın Allah katında en makbul olanı da,
“TAHKİKİ İMAN”dır, der, bu kitaplar.
Bizler de böylece bile gelmişizdir imanı.
Ama 2013 yılında, bu bilginin tam tersini savunuyordu
bir TV. kanalında konuşan Prof’umuz.
Hem de Hz. Peygamberimize dayandırdığı
bir hadisle bu görüşünu savunuyordu.
“En güzel iman kocakarı imanıdır,”
diye bir hadis söylüyordu.
Ve de izah ediyordu sonra:
“Akıl yormadan, neden, niçin demeden
yapılan imandır bu iman” diyordu.
Bendeniz de, Hadis konusunda
uzman olan bir arkadaşımı aradım hemen.
“Böyle bir hadis var mıdır” dedim.
O da dedi ki:
“Böyle bir hadis yoktur. Ama maalesef,
böyle bir söz, hadis diye halka anlatılmakta
ve bazı kaynaklara da girmiştir,” dedi.
Benim kafam karışmadı,
ama dinleyicilerin kafasında nasıl bir
çağrışım yapmıştır, diye merak ettim doğrusu.
İmanlarımızın TAHKİKİ olması dilek ve temennilerimle..
