Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

KONUŞUNUZ VE YAZINIZ HOCAM

27 Eylül 2017 - 10:03

Bir yıl önceydi; marketteyim.

Uzun boylu, gözlüklü bir adam 

tebessümle selam verdi.

Aldım selamı.

Nasılsınız diye sordu.

Teşekkür ettim ve sohbetimiz şöyle devam etti:

- Afedersiniz, sizi tanıyamadım.

- Hocam, ben Kızılelmad’da oturuyorum.

Adım Ahmet……Sizi 35 yıl öncesinden tanıyorum.

İktisatçıyım, şimdi emekliyim. 

İşim okumak; Kur’an okumak.

- Ne mutlu size! Okumalarınız daim olsun inşallah. 

Beni 35 yıl öncesinden tanıyorsunuz demek.

O gün bu gün, saçlarımıza karlar düştü. 

Yıllar sonra nasıl tanıdınız beni?

- Görsel hafızam güçlüdür elhamdülillah. 

Yazıyor veya sohbet ediyor musunuz Hocam?

Bu sorudan sonra, Ahmet Bey kardeşim,

başladı ayet meallerini okumaya.

Öyle bir okuma ki, hem sure adını hem de,

ayet numarasını vererek 

okuyordu ayet meallerini maşallah.

“Hocam,” dedi ve devam etti Ahmet Bey:

- Özür diliyorum, tereciye tere satmış olmayayım,

affediniz. Sadece hatırlatayım isterim. Malumunuz, 

Lokman suresi 17. Ayette şöyle buyuruyor Rabbimiz:

“Yavrum! Namaz kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir

ve başına gelene sabret. Bunlar yapılması gereken işlerdir” 

Maide suresi 52. Ayette ise:

“İyilik etmek, fenalıktan sakınmak hususunda 

birbirinizle yardımlaşınız.

Günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın!” 

Çoook eskilerde, hafızasında suretimizin resmi çıkmış olan

Ahmet Bey ile ayaküstü 15-20 dakika böylece sohbet ettik.

Gerek sure ve ayet no’larıyla Kur’an meallerini okuyan,

Gerekse yıllar sonra beni hatırlayan

bu hafızaya cidden hayran kaldım.

Düşündüm ve sordum kendi kendime: 

“Genç yaşta emekli olup, Kur’an okumak gibi

bir hobiyle zamanını değerlendiren bu adam

takdir ve tebrik edilmez de, kim edilir? 

Siz ne dersiniz????

Ona ve tüm dostlara selam olsun….