NEYİ Mİ?
"115 yaşına ayak basan,
İstanbul delikanlısı olan ve
“Şeyh Bedreddin Destanı”nda
“Yârin dudağından başka
her şey ortak olabilir.”
diyen Nazım’ı paylaşmışım.
Bir gazatede yayınlanan ve
“Nâzım Hikmet günleri” düzenleyen
“muhafazakâr” belediyelere de atıf yapılan
yazıdan bazı cümleleri tekrar paylaşmak istedim:
(…)“Nazım’ın Moskova hayatında
her halde bir hayli kadın var.
Fakat Vera yengemiz bambaşka.
Nâzım altmışlı yaşlara yakınken
Vera’ya abayı yakıyor.
Kadın evli ve bir çocuk sahibi.
Nâzım onunla evlenmek istiyor.
(Vera’nın) Kocası iki şart koşuyor:
“Vera’yı resmen nikâhına alacaksın bir,
haftada bir günü de benim evimde
geçirmesine izin vereceksin, iki.”
(….) O sırada Vera 28, Nâzım 58 yaşında.
Komünist sistemin propaganda mekanizmasındaki
rolünden ötürü evi, arabası,
yazlığı var ve parası bol.
Böyle bir Nazım’la bütün Veralar evlenebilir!
(…) Zekeriya Sertel, Nâzıma
evliliğin nasıl gittiğini soruyor, nedense!
Cevap: “Bilmediğin kadar mutluyum.
Görmüyor musun, gençleştim.
Yahu şu yeni Sovyet kuşağı yok mu,
alabildiğine serbest.
Mesela bizim Vera, istediği zaman
bana sormadan çıkar gider.
Günlerce gelmez. Nereye gider,
niçin gider, nerede kalır?
Bana söylemeye bile lüzum görmez.”
(…) Bu arada Nâzım’ın tek çocuğu
Memed’in annesi Münevver hanım,
Polonya’ya geçmiş, oğluyla
Nazım’a kavuşmak hayalindedir.
Yıllarca sabırla beklemiştir.
Nazım Varşova’da onları görür.
Sonra ver elini Moskova...””
Hayatından bir kesit sunduğum
Nazım’ın, şiirlerini okuyoruz da,
Nerelidir, neden yargılanmıştır?
Rusya'ya niçin gitmiştir?
Orada ne yapmış ve nasıl yaşamıştır?
gibi birçok sorunun cevabını
bilmiyoruz ne yazık ki.
Ne dersiniz??????
