Dün yine kahvehaneye gittim.
Yan masamda oturan üç kişi vardı.
Biri yüksek sesle heyecanla anlatıyordu:
“Bir Osman amcam vardı,” diyor ve devamla:
“Çaya boykot ilan etmişti.
“Bu ülkeyi, adam gibi adamlar
yönetmedikçe çay içmem,” derdi.
Ben de aynen merhum Osman amcam gibi,
Bir şeyleri boykot ediyor ve diyorum ki,
“Maldivlere tatile gitmeyeceğim; gitsem de,
“Ebu Eyyub El-Ensari House”
adını taşıyan bir otelde kalmıyacağım.
Hacca veya umreye gittiğimde
ZEMZEM TAVIR’a gitmeyeceğim.
Zemzem Kolayı da içmeyeceğim.
Gökdelen otellerde kalarak
“Beytullah’ı (Kâbeyi), tepeden bakarak seyretmeyeceğim.
Suudi yetkililerin, Kâbe'yi bir kuyunun dibine
hapsedişini görmek istemiyorum.
Fert başına milli gelirin on bin dolar olduğu
bir ülke vatandaşı olarak
800 TL asgari ücretle çalışanlar olduğu sürece
lüks otellerde tatil yapmaya;
Limitsiz yeme içmelere boykot ediyorum.
İstakoz gibi kızarmak için taaa
Maldiv adalarına tatili de boykot ediyorum.
Hasır üstünde yatan bir Peygamberin;
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”
diyen bir peygamberin; vefatında
hiçbir miras bırakmayan bir Peygamberin
izinden gitmeye çalışan sade bir Müslüman olarak
boykot ediyorum arkadaş.
Aciz bir kul olarak bundan böyle,
“Merve Kundura’dan ayakkabı almıyacağım.
Akabe Lokantası’ndan çorba içmeyeceğim.
“Bedir Çay Ocağı”ndan çay içmeyeceğim.
“Hira Köftecisi”nden köfte piyaz
ve dahi kemalpaşa tatlısı yemeyeceğim.
“Miraç berber salonu”nda tıraş olmayacağım.
Bu güzelim isimlerin ticari amaçlarla basit mekânlara
isim olarak konulmasını boykot ediyorum.”
Ne dersiniz dostlar?
Kahvedeki vatandaş yanlış mı düşünüyor acaba?
