Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

PUTLAR VE BABALARI

21 Nisan 2016 - 18:17


 

Bu günlerde, Sevgili Peygamberimizin 

Mevlidini (doğumunu) kutluyoruz.

Hani; “ben de, sizin gibi Allah’ın KULUYUM

ve sonra elçisiyim,” diyen Peygamberin.

Hani, Mekke’yi kansız bir şekilde fethedince

ilk önce Kâbe’deki putları ve putların

babalarını kırdıran Peygamberin.

Hani, Müslüman olmak için gelen 

ve putlarının kırılmasını istemeyen

Taif halkına biraz da ironik olarak 

şöyle cevaplayan bir peygamberin 

doğuşunu kutluyoruz bu günlerde: 

“Onu size kırdırmayacağım; 

onu kıracak olanları, ben buradan

(Medine’den) göndereceğim.

Şayet put, gerçekten bir kudret 

ve kuvvet sahibi ise, kendisine zarar

vereni hemen cezalandırmalıdır(!)…”

Evet, evet; biz bu günlerde 

hem Müslüman olmak isteyen 

hem de putlarını terk edemeyenlere

böyle cevap veren Peygamberi 

yoğun bir şekilde anıyoruz.

O peygamber, Allah’tan başka, 

kendisinden bile medet

beklenilmemesini istiyordu.

Ne gariptir ki, böyle bir Peygambere 

inanmış olan bizlerin çevresi 

BABALAR ile dolmuş gibi değil mi? 

Hem yeraltında yatan babalar var, 

hem de yerüstünde yaşayanları. 

Yeraltındakiler saymakla bitmez ki.

Tıpkı Helvacı Baba, Uyku Dede, 

Kokulu Baba, Zabıta Baba, Oruç Baba gibi.

Varın yerüstündeki babaları 

ve dedeleri de siz sayıp dökün.

Bu “Kutlu Doğum” vesilesiyle

tüm babaları ve putları yok eden 

Yüce Peygamberi düşünelim;

bir de, yeraltı ve yerüstündeki

babalardan, türbelerden 

medet bekleyen Müselmanları.

Süslümanlar ise bir başka konu.

Ne dersiniz?