Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

ROSA, 'KÖPRÜYLE' EVLENMİŞ

09 Temmuz 2016 - 18:25


Avustralyalı ROSA, bir köprüye ilan-ı aşk eylemiş.

"Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhım

Kurbanın olam, var mı benim bunda günahım" demiş.

Sadece aşkını ilan eylememiş.

Üstelik o köprüyle de evlenmiş.

Köprünün adı"Pont du Diable Köprüsü" imiş.

Köprü Fransa’da ve 600 yaşındaymış.

Rosa, tören sırasında, bu köprünün,

"bir kocadan isteyebileceği her şeye sahip olduğunu" belirtmiş.

Belediye başkanı da, törene teşrif buyurmuş

Eskiden fakirlik diz boyu olduğu için yastık kıtlığı varmış.

Onun için tebrik ederken: 

“Allah bir yastıkta kocaltsın” denilirmiş.

Biz de, tebrik ediyoruz çok genç ve çok yaşlı çiftleri:

“Bulabildikleri uygun bir yastıkta

mahşere kadar uyumalarını dileriz.”

Rosa, kocasının niteliklerini de sıralamayı ihmal etmemiş.

Onun, güçlü, vefalı, duygusal ve koruyucu olduğunu söylemiş.

Ve “600 yıldır ayakta kaldığı gibi, bir 600 yıl daha yaşayacak” demiş. 

Merak ediyorum ben de:

600 sene daha yaşayacak bir kocayı kabul ettiğine göre

Rosa kıskanç değil mi acaba?

Nikâh masasında

, kim kimin ayağına bastı acaba?

Rosa sağ salim ayakta olduğuna göre, 

Köprünün basmadığı belli. 

Rosa, ayrıca bir kadının, evlenmek istediği kocadan

isteyebileceği şeyleri sıralamış:

Güçlü olmalı, vefalı olmalı, 

duygusal olmalı ve koruyucu olmalı;

Ve bir de 600 sene yaşayabilecek kadar 

uzun ömre sahip olmalı” demiş.(!) 

Rosa, “böylesi bir koca bulunmaz” mı

demek istemiştir acaba?

Hemcinslerine; “Kocalardan ümidinizi kesiniz” mi

demek istemiştir acaba?

İlk bakışta bu kadıncağız,

gerçeklerden uzaklaşmış gibi gözüküyor; 

Ama derinlemesine düşündüğümüzde,

bu kadın her şeyin farkında da,

bizleri tiye alıyor sanki. Öyle mi acaba? 

Veya edebi tanımla “tecahül-i ârif” mi yapıyor?

Yoksa kadın taifesinden bazılarının,

kendisi gibi sembolik de olsa köprülere

bel bağladığını mı ima etmek istiyor?

Yani “köprüden geçinceye kadar,

"A'ya….dayı denir” felsefesini mi

temsil etmek istiyor acaba?

Bu kadın, evlenilebilecek bunca nesne varken

niçin köprüyü tercih etmişti?

Yoksa : “Ha insan, ha taş veya köprü. 

Ne fark eder ki; nasıl olsa her ademin çocuğu

insani değerlerini yitirmiştir” mi demek istiyordu?, 

“Bugün ve yarın öyle sembolik ve sahte evlilikler yapacağınıza 

Köprü evliliği yapın mı demek istemiştir?

Kat evlilikleri, yat evlilikleri, şan, şöhret, mürüvvet,

iş, aş, maaş, ideolojik ve sahte vatandaşlık

evlilikleri yapacağınıza adam gibi köprü evliliği yapınız” mı

demek istemiştir?

Adliyelerde, özel hukuk bürolarında

sonuç bekleyeceğinize köprüye göz dikiniz mi diyor? 

Bana öyle geliyor ki; Rose, bir “deşifre kahramanı”dır. 

Gerçek aşk ve samimiyet evlilikleri için 

elzem olan değerleri sıralıyor.

Köprü sembolü üzerinden:

“anlayana sivrisinek saz, anlamayana 

köprü uzunluğu az” dercesine haykırıyor.

Ve o, “Beyaz Gül –White Rose” olmayı 

hak eden muhteşem bir kadın. 

Ve yine Rose, sanki aradığı erkeğin damarına

basarcasına, köprünün ayağına hem de ezercesine basmıştır.

Bu haliyle o, bu yolun yolcularına

“beyaz gül" sunan bir kadın olmuştur.

Her yolcuya mutluluklar diliyorum.

 

Not: Kaynak: http://aerzurumluoglu.blogspot.com/