Avustralyalı ROSA, bir köprüye ilan-ı aşk eylemiş.
"Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbanın olam, var mı benim bunda günahım" demiş.
Sadece aşkını ilan eylememiş.
Üstelik o köprüyle de evlenmiş.
Köprünün adı"Pont du Diable Köprüsü" imiş.
Köprü Fransa’da ve 600 yaşındaymış.
Rosa, tören sırasında, bu köprünün,
"bir kocadan isteyebileceği her şeye sahip olduğunu" belirtmiş.
Belediye başkanı da, törene teşrif buyurmuş
Eskiden fakirlik diz boyu olduğu için yastık kıtlığı varmış.
Onun için tebrik ederken:
“Allah bir yastıkta kocaltsın” denilirmiş.
Biz de, tebrik ediyoruz çok genç ve çok yaşlı çiftleri:
“Bulabildikleri uygun bir yastıkta
mahşere kadar uyumalarını dileriz.”
Rosa, kocasının niteliklerini de sıralamayı ihmal etmemiş.
Onun, güçlü, vefalı, duygusal ve koruyucu olduğunu söylemiş.
Ve “600 yıldır ayakta kaldığı gibi, bir 600 yıl daha yaşayacak” demiş.
Merak ediyorum ben de:
600 sene daha yaşayacak bir kocayı kabul ettiğine göre
Rosa kıskanç değil mi acaba?
Nikâh masasında
, kim kimin ayağına bastı acaba?
Rosa sağ salim ayakta olduğuna göre,
Köprünün basmadığı belli.
Rosa, ayrıca bir kadının, evlenmek istediği kocadan
isteyebileceği şeyleri sıralamış:
Güçlü olmalı, vefalı olmalı,
duygusal olmalı ve koruyucu olmalı;
Ve bir de 600 sene yaşayabilecek kadar
uzun ömre sahip olmalı” demiş.(!)
Rosa, “böylesi bir koca bulunmaz” mı
demek istemiştir acaba?
Hemcinslerine; “Kocalardan ümidinizi kesiniz” mi
demek istemiştir acaba?
İlk bakışta bu kadıncağız,
gerçeklerden uzaklaşmış gibi gözüküyor;
Ama derinlemesine düşündüğümüzde,
bu kadın her şeyin farkında da,
bizleri tiye alıyor sanki. Öyle mi acaba?
Veya edebi tanımla “tecahül-i ârif” mi yapıyor?
Yoksa kadın taifesinden bazılarının,
kendisi gibi sembolik de olsa köprülere
bel bağladığını mı ima etmek istiyor?
Yani “köprüden geçinceye kadar,
"A'ya….dayı denir” felsefesini mi
temsil etmek istiyor acaba?
Bu kadın, evlenilebilecek bunca nesne varken
niçin köprüyü tercih etmişti?
Yoksa : “Ha insan, ha taş veya köprü.
Ne fark eder ki; nasıl olsa her ademin çocuğu
insani değerlerini yitirmiştir” mi demek istiyordu?,
“Bugün ve yarın öyle sembolik ve sahte evlilikler yapacağınıza
Köprü evliliği yapın mı demek istemiştir?
Kat evlilikleri, yat evlilikleri, şan, şöhret, mürüvvet,
iş, aş, maaş, ideolojik ve sahte vatandaşlık
evlilikleri yapacağınıza adam gibi köprü evliliği yapınız” mı
demek istemiştir?
Adliyelerde, özel hukuk bürolarında
sonuç bekleyeceğinize köprüye göz dikiniz mi diyor?
Bana öyle geliyor ki; Rose, bir “deşifre kahramanı”dır.
Gerçek aşk ve samimiyet evlilikleri için
elzem olan değerleri sıralıyor.
Köprü sembolü üzerinden:
“anlayana sivrisinek saz, anlamayana
köprü uzunluğu az” dercesine haykırıyor.
Ve o, “Beyaz Gül –White Rose” olmayı
hak eden muhteşem bir kadın.
Ve yine Rose, sanki aradığı erkeğin damarına
basarcasına, köprünün ayağına hem de ezercesine basmıştır.
Bu haliyle o, bu yolun yolcularına
“beyaz gül" sunan bir kadın olmuştur.
Her yolcuya mutluluklar diliyorum.
Not: Kaynak: http://aerzurumluoglu.blogspot.com/
