Dünümüzde nice Hanımefendiler varmış da,
tarih derslerimizde biz onları okumamışız.
Ne demek mi istiyorum?
Sir Adolphus Slade, bir Rus amirali.
Edirne’nin Ruslarca işgali sırasında
Yaşadıklarını kaleme almış.
Kitap, Türkçemize 'Kaptan Paşa'
adıyla tercüme edilmiş.
Bu kitapta bir Havva’dan bahsediliyor.
Okuyalım mı?
Yıl, 1829. Rus ordusu Edirne'de.
İşgal, şehir meydanında
büyük bir Ortodoks ayini ile kutlanıyor.
Camilere ve halkın toplanabileceği
her yere, Rus askeri nöbetçi dikiliyor.
Ve vatandaşlarımızın silahları da toplanıyor.
Ama bir kadın silahını vermemekte direniyor.
Bu kadın, Ahıbolu'da esir düşen
Osman Paşa'nın hanımıdır.
Kadını yaka paça General Dibiç’in
karşısına çıkarıyorlar. Genaralin:
“Silahı niçin teslim etmiyorsun?
Sorusuna kadının cevabı:
“Kılıç bana ait değil; kocamın emanetidir.
Onun izni olmadan asla teslim edemem.”
Rus general, kadını hayretle süzer
ve askerlerine emir verdi:
“Serbest bırakın bu kadını….”
“TAHRİM SÛRESİNDE KADIN PORTRESİ”
Başlıklı paylaşımdan sonra
bunu da paylaşmak istedim.
