Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

"TRENİ BEKLİYORUZ EVLADIM!

14 Ocak 2020 - 04:32

Bir doktorumuz anlatmış ve demiş ki:

"Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak

ilk görev yaptığım yere; Konya'ya bağlı bir beldenin

sağlık ocağına gitmiştim.

Gençtim, bekardım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer.

İlk gece bir eve misafir olmuştum.

Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi. Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti.

Üzerimde yol yorgunluğu,geldiğim yeni yerin

yabancılığı vardı.

Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu.

Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.

Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu.

Evin büyüğü olan Hacıanneye sıkılarak:

"Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?" dedim.

Hacıanne:

"EVLÂDIM, treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek,

onu bekliyoruz" dedi.

Merak ettim, tekrar sordum:

"Trenden sizin bir yakınınız mı inecek ?"

Hacıanne:

"Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer.

Trenden, buraların yabancısı birileri inebilir.

Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa,

sokakta kalır.

Buraların yabancısı biri geldiğinde,

‘ışığı yanan bir ev’ bulsun diye bekliyoruz."

Konya Ovası'nda, ya da bir başka yerinde Türkiye'nin, trenden inen yabancılar için "ışığı yanan evler"

hâlâ yerinde duruyor mudur?

Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda

dinlendirmeye devam ediyorlar mıdır?

Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan

kadınlar yaşıyorlar mıdır?

Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler ?

Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler.

Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip

bir medeniyetin YETİMLERİYİZ.

Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında

savrulup duran YOKSULLARIZ.

Şâir öyle diyordu:

"Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler."

Şimdi bu güzel insanlar, neden ve

nasıl atlarına binip gittiler ?

Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere,

sessiz sedasız gittiler?

Ey güzel yurdumun güzel insanları!

Neredesiniz?

(“Prof. Dr. Saffet Solak'ın hatırası)

DOSTLAR!!

Siz ne dersiniz??

Doktorumuz çok mu karamsar acaba??

Bu yazı 398 defa okunmuştur.