Uzunuyla, kısasıyla, kirlisiyle, topuyla
bir sakal modası devam ederken biz de,
bir sakal fıkrası paylaşalım istedik.
Bir zamanlar insanların karakterini
tiplerinden okumayı öğreten
kitaplar yazılıp çizilirmiş.
Meselâ; İbrahim Hakkı Erzurumî,
bu bağlamda KIYAFETNAME
adlı bir eser yazmış.
Bu tarz kitaplarda, insanın rengine,
boyuna, yanak, saç, çene, parmak ve
sakalına bakarak, karakter tahlilleri yer alırmış.
Uzun sakallı bir Âdem, bu tip eserlerden birini okurken
şöyle bir cümleye gözü takılmış:
“BİR TUTAMDAN UZUN SAKAL,
AHMAKLIĞIN BELİRTİSİDİR.”
Derhal kendi sakalını avuçlamış. Bir de bakmış ki,
sakalı neredeyse göbeğine geliyor.
Hemen sol eline, yanan bir kibrit almış;
sağ eliyle de bir tutam boyu sakalını avuçlamış.
Sakalının uzun kısmını vermiş ateşe.
Vermiş vermesine de yanan kısım
sadece uzun kısımlarla kalmamış ki.
Tüm sakal, saç ve bıyıklar tutuşup kül olmuş.
Adam perişan halinden kurtulunca
kitabın yan tarafına MÜCERREPTİR”
diye birnot düşmüş.
Mücerreptir ne demek mi?
DENENMİŞTİR, demektir.
Bu bir hikâye. Sakın ola ki,
sakalı uzun olan vatandaşlarımız alınmasın.
