Yeniçerilerin Üçüncü Selim’i katlettiklerini gördüğü için
Dedem Sultan Mahmut, her zaman gergin, celalli
ve heyecanlı idi. Bir gün alnına doğru kaldırdığı gözlüğünü kaybettiğini zannederek aramaya başlar.
Ama bir türlü bulamaz.. Sonunda adamlarını çağırır:
- Gözlüğümü kaybettim, bulun, emrini verir..
Emri verir vermesine de, ona:
- “Hünkârım, gözlüğünüz alnınızda duruyor,” diyemezler ve iş olsun diye aramaya devam ederler.
Derken MUSAHİB Said Efendi ( Padişahın sırdaşı, sohbet arkadaşı) çıkagelir. Dışarıda kendisine durumu anlatırlar.
O da kapıyı çalar selâmla girer içeri.. Sultan Mahmut ona da:
- Aman Said, gel de şu benim gözlüğümü bul.
Şu BECERİKSİZ herifler bir türlü bulamadılar…
Musahip Said Efendi:
- “ Başüstüne Sultanım!” der ve o da arıyormuş gibi sağına soluna bakınır, sonunda:
- Velinimetim! Şimdilik şu alnınızdaki gözlüğü kullanın da, yarın ferah bir zamanda onu da arar, buluruz..” cevabını verince, Padişah tebessüm eder ve:
- Peki, peki, der ve alnındaki gözlüğü indirir..
DOSTLAR! Hani derler ya :
“Söz vardır keser başı,
söz vardır kestirir savaşı.”
Sözün ustaları da, başları kesilmekten kurtarıp kestirirler savaşı.. Kırıp dökmeden hallederler sorunları..
Bizim de sinirli anlarımızda, yanımızda
sözü sohbeti yerinde MUSAHİBLERİMİZİN
bolca bulunması dilek ve dualarımızla…
(Z.Y. Burhan Felek, Hayal Belde Üsküdar, s.170)

YORUMLAR