Bir sanal dostum özel olarak mesaj göndermiş.
“Hacı Bektaş’tan sıkça Paylaşımlar yapıyorsunuz.
Yoksa siz de BEKTAŞİ misiniz? Diye sormuş.
Ben de kendisine şucu-bucu olmanın suç olmadığını, ama bendenizin partiler, cemaatler ve tarikatlar üstü olmaya çalışan; sadece Müslümanlardan bir birey olduğumu yazdım. Ve şu cümleleri de ilave ettim:
“Malumdur ki, tarikat yol demektir;
İslâm’ı farklı bir tarzda yorumlayan yollar.
Günümüzde kimi Müslümanlar,
böylesi yolları tercih ederken,
kimileri de, buna gerek duymamaktadırlar."
Bunları yazdım o dostuma ve sonra da,
o malum hikâyeyi anlattım:
“Şair Eşref, günlerden bir gün,
Bektaşi olmaya karar verir.
Beraberindeki arkadaşıyla birlikte Bektaşi dergâhına gider.
O gece, tarikata geçiş için birtakım ritüeller / ayin/ yapılacaktır.
Ve merasim için tek tek bir odaya alınacaktır müstakbel müritler.
Salondaki rehber:
- “Efendim, önce hanginizi içeri alayım?” deyince,
Eşref hemen cevap verir:
- Evvela arkadaşımı götürün lütfen.
Ben biraz daha Müslüman kalayım.” ))))))

YORUMLAR