Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

İSLAM KARDEŞLİĞİ...

10 Mayıs 2020 - 23:17

" Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Haberiniz olsun ki, Allah katında en şerefliniz, en takvalınızdır. Muhakkak ki, Allah, bilendir, her şeyden haberdardır." (Hucurat suresi 13. Ayeti)

Doğrusu Kitabımız Kuran-i Kerim'de yüce Allah (C.C) vermiş olduğu İlah-i ve evrensel mesajla bütün Müslümanların kardeş olduğudur. Müminler birbirinin kardeşidir. Yüce Allah (C.C) kainatı ve bütün mahlukatı sevgi için yaratmıştır. Daha sonra da İnsan gibi Eşref-i mahluk yaratarak dünyayı taçlandırmıştır.

İnsanı bütün canlı varlıklar içerisinde üstün kılan özellik onun akıl ve iradesidir. Yüce Allah (C.C) insan gibi şerefli bir varlığa din göndererek, onu imtihana da tabi tutmuştur. Bütün insanlığa ve alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A.V) din kardeşliğini bizlere öğreterek; Müminlerin birbirlerinin kardeşi olduğunu ifade etmişlerdir.

Müminlerin sevgi bağı ile birbirlerine bağlanması din sosyolojisi açısından da önemli bir toplumsal kazanımdır. Müslümanların din kardeşliği bütün müminleri kapsar. Fahr-i Kainat efendimiz Müslümanlar arasında öyle güzel bir kardeşlik bağı oluşturmuştur ki ilk Müslümanlar onu müşriklere karşı can siperhane korudular ve savundular. Hatta İlk Akabe biatı ve Medine'de ki Ensarla, Muhacirlerin arasında kurulan kardeşlik bağı öyle güzel oluşmuştu ki, her şeylerini ama her şeylerini paylaşacak kadar ileri gittiler.

Medine'li Ensar, Muhacir kardeşlerini yasal miracı olarak görecek kadar ileri gitmişlerdi ve bütün mal ve mülklerini gözlerini kırpmadan bölüşmeye karar vermişlerdi. Fakat gelen İlah-i mesaj (Ayet) ile, kan bağı olmayanların yasal mirascı olamayacakları ile ilgili olunca bu uygulamaya son verdiler. Böyle bir kardeşliğin yeryüzünde bir örneği hiç görülmemiştir. İslam kardeşliği güzel eylemlere imza atan bir birlikteliği ve dayanışmayı gerektirir. İşte sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A.V) kardeşlik adına şu güzel sözleri söyleyerek tüm müminlere şöyle seslenmiştir.

'' Hiç biriniz kendi nefsi için istediğini (Mümin) kardeşi için de istemedikçe tam mümin olamaz.'' İslam kardeşliği güzel ahlak ile örtüşünce bundan yüce Allah (C.C) da hoşnut olur. Çünkü Müslüman, gerçek bir mümin yardımlaşmayı sever ve fitne, fesada yürümez! Kötü işlerden ve fenalıktan da uzak durur. Müminlerin arasında kin ve nefret kardeşliği zedeleyici bir davranış, kötülük duygusu barışı yok edecek en ufak bir tutum asla oluşmamalıdır. Müslüman bir insan mümin bir kişi, kardeşlik olan yerde hoşgörü ve tevazu olmalıdır. Şevkat ve merhamet Müslümanların güzel işlerinden olmalıdır.

Müslümanların kardeşliği için mutlu olmaları adına onların esenliği ve selameti için Allah c.c himayesi altına giren kimsedir. Bu koruyuculuk ve şemsiye Müslümanlar için çok önemlidir ve böylece yaptıkları her işlerini Allah (C.C) rızasını kazanmak için yaparlar. Bugün dağınık ve parçalı bir tablonun oluşması bu ümmetin en büyük sorunu olarak görülmektedir. Kardeşler arasında ki dayanışma ve yardımlaşma olmadığı için bir çok ülke Müslümanları perişan vaziyettedir. Lüks ve israf içerisinde yaşayan Müslümanlar kardeşlerinin dertleriyle mutlaka dertlenmelidirler. ''Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.'' (Hz Muhammed S.A.V)

''Birbirinize buğuz etmeyiniz, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana üç günden fazla din kardeşi ile dargın durması (Kalması) helal olmaz.'' (Hz Muhammed S.A.V) Hadis-i şerifte ki ifadelerden de anlaşılacağı gibi küslük ve dargınlık, kardeşlik adına en kötü davranış şekli olarak Fahr-i Alem efendimiz tarafından ifade edilmiştir. İslam kardeşliği müminlerin iyi ve güzel davranışlar sergilemesine yol açmalıdır, bu kardeşliğin ve beşeriyetin de bir sonucudur. Çünkü Müslüman mümin kardeşine zulüm etmez, ona karşı adaletli ve adil olur, gerekirse Müslüman kardeşini himaye eder.

Fahr-i Kainat efendimiz, ''Kim Müslüman kardeşine yardım ederse Allah da ona yardım eder, onu mükafatlandırır.'' ifadeleri bizlere nasihat ve öğüt niteliğindedir. Müslüman bir insan gerçek bir mümin hiç bir zaman kötülüklerle ve fena işlerle uğraşmaz. Güzel davranışlar sergileyerek de çirkinliklerden uzak durur. Fitne ve fesat ile insanları birbirine düşürecek, çekiştirecek ortamlardan mümin bir kişi mutlaka uzak durmalıdır. Nifak tohumlarının ekildiği yerde huzur ve güveni sağlamak çok zor bir şeydir. '' İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olmazsınız." (Hz Muhammed S.A.V) Hadis-i şeriflerinde Müslüman bir kişi güzel ahlaklı ve edepli davranışlar da bulunmalıdır diyerek, müminlerin tüm kötülüklerden kaçınmalarını istemiştir.

'' Ey iman edenler eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin kendileridir.'' (Tevbe suresi 23. Ayeti) Yüce kitabımız Kuran-i Kerim'de geçen bu ayette ailenizden de olsa İslam düşmanı olanlarla asla dost olmayın. Size yakın olanlar sizlerin de dostu olan mümin kardeşlerinizdir. Kardeşlik bağı yüce Allah (C.C) ipine sarılan ve onun şemsiyesi altına girenlerin yani mümin toplulukların kuracağı bağdır. Müslümanlar sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A.V)'in sancağı altında toplanan ve hak ve adaletli olanların birlikteliğidir. Kurulacak bağ böyle bir kardeşliğin tezahürü olmalıdır. Her şey sevgi ile başlar merhamet ile de perçinleşir. Zalimlik ve zulüm kafirlerin ve müşriklerin işidir. Çünkü onların kalplerinde iman ve merhamet yoktur. Şeytanın kölesi olmak, şirk koşmak ve kötü davranışlar sergilemek inanmayanların eylemleridir.

Yüce Allah (C.C) böyle fena iş işleyenleri kötü davranışlar sergileyenleri cehenneme koyar ve onlara karşı da merhametsiz olur. Onun için sevgi dudakta değil kalptedir. Kardeşinizi severseniz Allah (C.C) sizden hoşnut olur ve merhametini de esirgemez. Çünkü o merhametlilerin en merhametlisi ve bağışlayanların da en yücesidir. Onun için kardeşlik hukukuna ve İslami ölçülere çok dikkat etmemiz gerekmektedir. Yüce İslam dini kardeşin, kardeşe kul ve köle olarak yaşaması yasaktır. İslam kardeşliği arada bir bağın yani tehvid inancını gerektirir. Sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A V) Hadis-i şeriflerinde buyurduğu gibi; "Kendin için istediğini kardeşin için de iste (Kardeşlik ahlakı) Ben neye layıksam kardeşim de ona layıktır" (Eşitlik hakkı). Böyle düşünen mümin bir Müslüman zalime meyil etmemelidir. Böyle düşünce zaten İslam kardeşliğini inşa eder, o sevgi ortamını da hazırlar. Bu konuda en büyük önderimiz ve rehberimiz sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A V)'in güzel hayatı ve ahlakıdır. O her şeyin en doğrusunu ve kardeşliğin de en güzel eylemlerini ortaya koyarak peygamberliğini tamamlamıştır.

Üstad Necip Fazıl Kısakürek Sakarya şiirinde dediği gibi; ''Yol onun varlık onun gerisi hep angarya.'' diyerek kimin izini takip etmemiz gerektiğini, bizlere şiirsel bil dille anlatmaya çalışmıştır.

Ali KARACA

11.05.2020

İSTANBUL

Bu yazı 332 defa okunmuştur.