Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

OFUN MİLLİ MÜCADELESİ

18 Nisan 2021 - 04:00

Milli bir duşun yoksa kuracağın hayalin İstiklali olmaz.
Ali KARACA
Tarihte ki adıyla cihan harbi yani Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914 yılında başlamıştır. Daha sonra savaş giderek geniş alanlara yayılmış ve bir çok sömürge devletini etkisi altına alarak 11 Kasım 1918 yılında sona ermiştir.
Osmanlı Devleti, Almanların isteği doğrultusunda Harbiye Nazırı İsmail Enver paşa'nın da gayretleri sonucunda 22 Aralık 1914 Sarıkamış Harekatı ile Ruslara karşı doğuda açmış olduğumuz cephelerden birisidir. Rusları doğuda Almanların isteği üzerine tutmaya çalıştık, fakat Sarıkamış'ta büyük bir yenilgi aldık ordumuz soğukta perişan oldu? Binlerce askerimiz donarak can verdi Osmanlı İmparatorluğu hem prestijini hemde bir çok şehirlerini kaybetti.
Ruslar 6 Kasım 1914 yılında Bahriammer, Bezmialem ve Mithatpaşa gemilerini batırmış ; Zonguldak limanını bombalayarak kömür nakliyesini engellemiştir. Rus işgali devam ettiği o dönem de yani 17 kasım 1914'de Rus deniz filosu 19 savaş gemisinden oluşan birlikleri ve savaş uçaklarının da desteği ile Karadeniz kıyısında ki tek modern Türk limanı olan Trabzon'u 1,5 saat bombaladıktan sonra mayın döşeyerek buranın kullanılmaz hale gelmesini sağlamıştır. Daha sonrada Rus deniz filosu Akçabat ve Samsun limanını bombalamıştır. Savaşın ayak izleri Karadeniz üzerinde hissediliyordu Birici Dünya savaşında Almanya ile birlikte hareket etmemizin bedelini ödüyorduk. Birinci dünya savaşından yenik çıkmış devletimiz büyük bedeller ödemeye devam ediyordu.
1916 Şubat ayında Ruslar önce Erzurum'u işgal etmiş daha sonra da Hopa'dan başlayarak sırasıyla Arhavi, Ardeşen ve 8 Mart 1916 yılında Rize'yi işgal etmiştir? Ali Rıza Bey düşmanı Arhavi'de durdurmak için Teşkilat-ı mahsusadan Çakıroğlu Ahmet Ağa'nın da başında olduğu üç çeteden bir alay kurdu. Düşman Rize limanına daha öce batı birliklerinde kullandığı 35.000 askerini kaydırarak Ruslar Rize'ye büyük bir çıkarma yaptılar. Bu o zaman için çok büyük sayılabilecek bir ordu idi, buna karşı Osmanlı birlikleri 3 piyade taburu ve 3 süvari birliğinden oluşan toplam 4879 kişiydi ve bunun 3000 kişisi de Oflular'dan oluşuyordu. Ruslar Trabzon'a doğru saldırıya geçmişlerdi düşmanın içerisinde kalmak istemeyen Rize'liler de Ofa doğru harekete geçtiler Ruslar herhangi bir ciddi direnişle karşılaşmadan gelip Of'a dayanmışlardı.
Milli mücadele için Trabzon'da kurulmuş olan Trabzon Müdafai Hukuk Milliye Cemiyeti'nin Of şubesi başkanı Sarıalioğlu Ömer ağa ve arkadaşları Çakırzade Hasan Tahsin ve Hasan Umur gibi Vatan kahramanları, Ofluları direniş için örgütleyerek bu büyük destanın abideleşmesine vesile oldular. İyidere sınırından Kalapotomoz deresini geçen Ruslar artık Baltacı deresine dayanmıştı? Vatanın ne demek olduğunu , onun uğrunda nasıl bedel ödenmesi gerektiğini Of'lu Atalarımız o günlerde kahramaca şavaşarak bizlere gelecek kuşaklara göstermişlerdir. Of'un milli mücadelesinde katılan kahraman Vatan evlatları Demircioğlu Remzi, İbrahimağaoğlu Vahit, Çamuralioğlu Kamil, Sakaoğlu Ramiz, Coruhoğlu Medet, Kapıcıoğlu Hüseyin, Kurşunoğlu Hasan, Çakıroğlu İsmail, Hacıfazlıoğlu Topal Behram, Cımıloğlu Bahadır, Çakıroğlu Halim, Nuhoğlu Ahmet, Zırıhoğlu Yusuf, Nuhoğlu Halim, Çamuroğlu Emin, İnce Memed Dursun, Deli Ahmet, Nuhoğlu Behram, Çakıroğlu Yakup Ağa ve beyler, adını sayamadığımız binlerce kahraman Oflu, Türk tarihine adlarını altın harflerle yazdırmış Vatan evlatları olan Atalarımızdırlar.
Artık Of'a yaklaşan düşman kendine cephe kurarken, Of'u savunacak olan askerlerimiz de aç ve yorgun ve bitap bir haldeydi. Tahminen 3000 - 3500 kadar sayıda ki askerlerimiz, Baltacı deresinin sol tarafına gelerek yerleştiler. Bu arada Avni Paşa, Trabzon havalisi komutanı sıfatıyla gelip Baltacı deresini kendilerine harp hattı oluşturacak bir şekilde müdafa için tertibat alarak hazırlıklara başladı. Halbuki daha evvel İyidere (Kalopotamos)'nin harp hattı olacağı söyleniyordu. Kelali tepeleri, Baltacı deresi üzerinde ki güzergah ve Maki boğazı savunma hattı en önemli yerleşim bölgeleriydi. Oflular artık yavaş yavaş muhacirlik için hazırlıklar yapıyor yola revan olmak için harekete geçiyordu. Soğuk ve bozuk yollar bu çileli yolculuğu zorlaştırıyordu. Herkes önüne bir iki ineğini ve yanına alabileceği kadar eşyasıyla birlikte yollara düşmüştü. Vatandan ayrılmak ne zor işti ? Kanlı göz yaşlarıyla ağlayanlar üzüntülü bir şekilde yolculuklarına devam ediyordu.
Ruslar Erzurum yönünde göstermiş olduğu başarılı ilerlemeyi Karadeniz'de gösterememiştir. Oflular Anadolu'da ki milli mücadeleyi başlatan işgal hareketine karşı direniş gösteren ilk millettir. Cefakar Oflu analar ve onların yiğit evlatları bu kahramanlık destanını ölümsüzleştirerek bir savunma hattı oluşturdular. Ruslar böyle bir direnişle karşılaşacaklarını asla tahmin etmiyorlardı. Oflu milis kuvvetler bir avuç kahraman insan etkin savunma yaparak iç bölgelerde ki çete savaşları, başta olmak üzere pek çok kahramanlık örneği göstererek Baltacı deresinin günlerce kıpkırmızı kan akmasına vesile olan çarpışmaları yaşamıştır. Ruslar Hopa'dan Harşit çayına kadar olan güzergahta ki en büyük zayiatı Of'ta verdiler. Of'un kahraman ve yiğit evlatları Vatanları için büyük bir direniş sergileyerek şan ve şeref için bu destanı, kanlarıyla, yazdılar. Bazı Oflular sivil halk Ços dağına doğru yönelmişti Oflular şaşkındı hey gidi evim hey gidi vatanım diye gözlerinden yaşlar döküyorlardı.
Sağ kol Maki boğazı, zayıf bir kuvvetle müdaafa edilecek, sol kol deniz kenarında Baltacı deresinin sol kıyısında mevzi alacak ve bu kol harbin mukadderatı üzerine tesir olabilecek ehemmiyette olduğundan, fazla kuvvet buraya tahsis edilecekti. Hattın merkezini Korkot, Yığa, Alanosahot köyleri teşkil edecek ve bu merkez de harp durumu icabı pek tehlikeli sayılamayacağından hafif kuvvetlerle korunacaktı. 25 kilometre kadar tutan umumi cephe böylece kurulacağına göre, Baltacı deresinin mühim bir kısmını ihtiva eden Hundez, Haksa; Keler, Kono, Çalek, Kalant, Kelali gibi köyler harp etmeden düşmana terkediliyordu. Hastikoz ve Çiğeli boğazında büyük çarpışmalarda çok kayıplar verilmişti. Düşman ordusu İyidere'ye kadar püskürtülse de Rus ordusunun denizden donanmayla Ofu bombalaması üzerine büyük direniş kırılışmıştır. Ruslar Of'ta ki direniş için buranın halkından Of'lu ve Çaykaralılardan bıkmışlardı.
Düşman önce Kelali, Ayazma tepelerini daha sonra da Ços dağı başta olmak üzere her tarafı ele geçirerek ve iç kesimlere doğru ilerlemeye başlar. Of'lular düzenli Rus ordusunun karşısında tutunamazlar fakat Ruslara tarafsız kaynaklara göre yaklaşık 14.000 kişilik kayıplar verdirirler. Bu rakamlar Of'un müdafasının ne kadar çetin ve zor geçtiğinin göstergesidir. Daha sonra düşman ordusu Şinek, Paçan ve Ataköy'e kadar olan bölgeleri Çaykara ahalisini işgal ederler. Sultan Murat yaylasında büyük çarpışmalar olmuştur. Yüzlerce Of'lu burada eşi ve benzeri görülmemiş bir mücadele örneği vererek şehit olmuştur. Sultan Murat yaylasında ki şehitlik bu kahramanlık destanın yazıldığı yerde anıtlaştırılarak daha sonra bir şehitlik vücuda getirilmiştir. Of'un bir çok köyünde adlı, adsız, belkide mezarsız bir çok kahraman şehit vatan evladı yatmaktadır. 1500 yakın şehit veren Oflu kahramanlar cansiperane vatanlarını savunarak düşmanı uzun süre Ofa sokmamış fakat imkansızlıkların karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bölge halkı Çaykarada yaşayanlar sahile uzak oldukları için yukarı dağlık kesimlere doğru göç etmiştir. Sahile inme fırsatı bulamayanlar düşmanın da burada bulunmasından dolayı mecburen daha yukarı kesimlere doğru kaçmıştır.
Of muharebeleri bölge halkı açısından ızdıraplı bir muhacirliğin yaşanmasına vesile olmuştur. Aylarca açlık sefalette boğuşan Oflular mısır koçanı ve fındık kabuğu öğüterek karınlarını doyurmuş yolculuk esnasında hastalıklarla boğuşarak yolda bir çok ölümlü vakalarla karşılaşılmıştır. Batıya doğru olan ilerleyiş yani muhacirlik, o dönemde kara yolların kötülüğü sayesinde yaşlıların yavaş hareket etemsine vesile oluyordu. Çünkü o zamanlarda Of - Trazbzon arasında bile doğru dürüst bir kara yolu yoktu? Köprü ve geçit bir kaç yerde ya vardı yada yoktu. Ruslar 26 Martta Of'a 15 Nisanda da Sürmene'ye girerek işgal ederler. Buradan sonra, başka bir direnişle karşılaşmayan Rus ordusu denizden de Trabzon'u bombalayarak şehri harabeye çevirir. Bölge halkının şehri boşalttığını öğrenen Ruslar şehri daha sonra şehri bombalamaktan vazgeçerler ve 18 Nisan 1916 yılında Trabzon'a girerler.
Rusların Osmanlı - Türk topraklarını ve Karadenizi işgali Rusya da 1917 yılında ki oluşan Bolşevik ihtilali sonrası Çarlığın yıkılması sonucunda geri çekilmesi sonucu 24 Şubat yılında önce Trabzon'u, daha sonra da sırasıyla diğer ilçelerle birlikte 28 Şubat 1918 yılında Of'u terk etmişlerdir. Ermeni ve Rum çeteleri ile yine bu dönemde ciddi çarpışmalar olmuş yerli ahaliye eziyet eden bu zalimlare karşı amansız bir mücadele örneği verilmiştir. Rusların geri çekilmesi bu taşnak zihniyetli Ermeni ve Rum çetecilerin işine gelmemiştir. Zaten daha sonra yapılan mübadele antlaşması ile bu unsurlar da daha sonra bölgeden tamamen temizlenerek kurtarılmıştır.
Of Muharebeleri, Of'lular binlerce yıllık Anadolu Türklüğünün en büyük unsurunu oluşturmuştur. İşte bu büyük kahramanlık destanın Of Muharebelerinin hikayesi ve Atalarımızın bizlere yurt edinilen aziz şehitlerimizin kanlarıyla suladığı Of topraklarının millileşmiş destanı ve ecdadımızın yaptıkları. Bu gün onları ve o milli mücadeleyi yeniden yad ediyor ve aziz şehitlerimize ve Atalarımıza yüce Allah (C.C) rahmet diliyoruz. İyi ki sizler vardınız Of'un yiğit kahraman evlatları; bu gün torunlarınız sizinle ne kadar övünse azdır.
Eğer Ofta böyle bir direniş olmasaydı Tarihin nasıl şekilleneceğini kimse kestiremezdi ?
Ali KARACA
28.02.2021
İSTANBUL

Bu yazı 161 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum