Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

KADİM TÜRK MİLLETİ....!!!

02 Haziran 2020 - 14:39

( DEVLET-İ EBED - MÜDDET )

      Üç tarafı denizlerle dört bir tarafı hainlerle dolu ülkemizde ki çatlak seslerin yükseldiğini görmek elbette üzüntü vericidir.

    Yüzyıllardır kadim Anadolu topraklarında bir arada yaşamış yakın akraba olan farklı etnik kimlikli insanlarımızın arasına nifak tohumları ekmeye çalışanların tezlerini yine bu asil milletimiz kardeşlik hukuku koruyarak çürütecektir.

     Hepimiz bu kadim topraklara inanç bağı ile bağlı bir arada yaşama kültürünü ortaya koyarak herkese dost ve düşmanlarımıza göstermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bölücü unsurların böyle bir tablo karşısında ki tavrı elbette fitne tohumları ekerek kendi misyonlarının gereğini ortaya koymak için çaba göstermektedirler. Bizim millet olarak kadim bir devlet kültürümüz vardır.

     Göktürk Devletinin Orhun abidelerindr ki yazıtlar da Kül - Teginin doğunun yüzünün ilk cümlesinde ki.? " Yukarda mavi gök, aşağıda yağız yer yaratıldıkta, ikisi arasında "insanoğlu" yaratıldı. İnsanoğlu üstüne soy'umun başbuğu "Bumin" ve "İstemi" kağan tahta oturdu. Onlar Türk ulusunun ülkesini büyültüp töresini yücelttiler. O zamanlar, Türk ülkesinin dört yanı düşman'la doluydu. Yüce bir ordu düzenlediler. Türk erleri, dört bir yandaki düşman'la savaştı.Tümüne de boyun eğdirdi.?

    Devlet-i Ebed- müddet sonsuza kadar sürecek olan devlet demek olup kadim Türk milletinin tarih boyunca kurmuş olduğu devletleri ifade eder. Türk milleti devlet kurmada mahirdir ve ustadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti yoktan var edilmedi Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ki Türk milleti milli mücadelesini vererek kurtuluşunu gerçekleştirdi? Bu Türk milletin kurmuş olduğu yeni bir devlettir fakat, Osmanlı İmparatorluğunun devamıdır çünkü millet aynı ırka mensuptur. Kurtuluş savaşı ve milli mücadele elbette ki yapılarak ve bedeller ödenerek, hatta çok çile çekilerek çok zor şartlarda Türkiye Cumhuriyet'i kurulmuştur.

    Özellikle Asya bozkırında ve Güney Asyada büyük devletler kuran Türk milleti öncelikle olarak Göktürk devleti ile millet olarak tarih sahnesine çıkarak cihana damga vurmuşlardır. İlk kez Türk adıyla anılan devlet adı Göktürk'tür. Töreli ve tüzüklü olan Türk kavmi Oğuz töresine göre yaşamış ve Oğuz kanunlarıyla yönetilmişlerdir. Türkiye Türklerinin tarihi Mete Han (Oğuz) ile başlar. Türklerin atası Mete'dir ve Oğuz boylarının Bozoklar ve Üçoklar'ın ayrıldığı ilk yerdir.

    Büyük Hun İmparatorluğu ile başlayan Türklerin devlet serüveni, Batı Hun, Avrupa Hun, Ak Hun devletleriyle macerasını sürdürmüş Göktürk devleti ile de zirveye çıkmıştır. Avar ve Hazar imparatorluğu ile güçlü devletler arasında yerini alan Türkler daha sonra sırasıyla Uygur, Kırgız devleti ile var olmuş ; daha sonra da Karahanlı devleti ile birlikte İslamla tanışmış ve  bu devletin resmi dini Türkler de Müslümanlık olmuştur. Gazneli devleti, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Harzemşahlar devleti, Altınordu devleti, Büyük Timur İmparatorluğu, Babür İmparatorluğu ile cihanı titreten Osmanlı İmparatorluğu üç kıta, yedi iklimin sahibi kadim Türk milletinin kendisiydi.

    Cumhurbaşkanlığı forsunda bulunan 16 Türk devletin de Türk milletinin temsiliyeti vardır. Türk devletleri ile ilgili kurulmuş büyük, küçük 116 devletin olduğu hatta bu rakamın daha da fazla olduğu ifadesi de mevcuttur. Bu develtleri kuran millet tarihte tektir, fakat çok devletler kurdukları için hanedan ailesi ve boy adları değişmiştir. Klan, asabiyet ve mensubiyet olarak Türkler hep bir millettir. Kan bağı ile birbirine bağlı bu milletin  adı Türklerdir. Devlet-i Ebed- Müddet tabiri devletin bekası yani geleceği ile alakalı ölümsüzlüğünü, kalıcılığını anlatmaktadır.

    Bozkırın asil ve töreli, tüzüklü milleti Aşinaoğullarının temsilcileri Türkler, töreci gelenekleriyle de kadim bir kavimdirler. Çok eski çağların arkaik dönemin medeniyetini günümüze kadar bir kültür olarak getirmişlerdir. Ünlü tarihçimiz Prof Dr İbrahim Kafesoğluna göre Türkler bozkırda üç şeyi başarmışlardır. 1- Atı evcilleştirerek ondan faydalanmışlardır. 2- Madeni eriterek ondan kap, kaçak ve silah elde ederek fetihler yaparak yurt edinmişlerdir. 3- En önemlisi Türkler kadının mirastan pay almasını sağlayarak daha islamiyet gelmeden ortaya büyük bir medeniyet ve adalet ortaya koymuşlardır.

    Türk milletinin tarih boyu adalet ilkesi o dönemde ki töreci yapı ve toplumun bir tezhürü olarak görülebilir. Millete dayanan bir devletin bu gün milleleşmesinin temeli bunun en güzel öreneğidir. Gelecek yüzyıl mutlaka Türk milletinin yıldızının parlayacağı bir dönemdir. Devletin bekası için kutsal sayılan değerlere sahip çıkılarak bu durum gerçekleştirilebilir. Bu değerler manzumesi Vatan, hakimiyet, hürriyet ve tam bağımsızlık ilkesi ile birlikte Türklerin çağlar ötesinden beri uyguladığı adalet ve güvenlik ve erdem gibi ahlaklı olan yapısıdır. Milli ekonomi modeli ve milli dil ve eğitim de bu unsurların bir parçasıdır.

    Türkler hedef koyarken islam dairesine girdikten sonra ki Cihan devleti, Kızıl elma, Nizam-i alem ve büyük Turan idalleri gibi ülkü değerlerine sahiptir? Popüler kültür ve batılılaşma hayalleri Liberalizm bizi kendi kimliğimizden daha da uzaklaştırır. Güçlü devlet ve büyük millet felsefesi kahraman ve yiğitlerin sayesinde kutsal değerleri için canlarını hiçe sayarak şehadete yürüyen ve bu uğurda ölmeyi göze alan başka bir millet varmıdır.? Her şey yine devlet-i ebed- müddet içindir. Tarihte ki büyük savaşlar ve günümüz de ki olaylar bu durum içindir. Yakın tarihimizin buna tanıklık ettiğini görmekteyiz. Çanakkale ve Sakarya savaşları milli mücadele bunun en güzel örneğidir.

    Türkler tasavvuf ehl-i bir millettir. Bu bir terbiyedir, pak ve temiz inanç sistemini korumak için Pir-i Türkistan-i Hoca Ahmet Yesvi'nin erenlerinin ve velilerinin yakmış olduğu kandilini bu günkü Anadolu'nun Türkleşmesi ve islamlaşmasını sağalayan  metodudur. Hoca Ahmet Yesevi'nin Alperenleri İlah-i Kelimetullah davasının temsilcileri olarak Anadolu'yu karış karış harmanlayarak bir nakış gibi işlediler. Osmanlı Türklerin de ki Bektaşi ocağı bu temsiliyetin ve fikriyatın hayat bulduğu yerdir. Bu bir tasavvuf modelidir ve kazandıklarını "Halk için harcadıklarını da Hak"  için hayatlarına sokan bir milletin dini öğretileridir.

      Günümüzde ve yakın tarihimizde yaşamış olduğumuz 15 Temmuz darbe kalkışması Fetö terör örgütüne karşı tek yürek olan necip Türk milleti, nasıl ki yedi düvele karşı koyduysa yine böyle bir durumda dünyaya karşı kadirşinaslığını bir kez daha göstermiştir. Türk milletinin ülküsü ve mefküresi Vatandır, ezandır. bayraktır. Bu kadim milletin bu sevdadan başka bir derdi yoktur. Türk töresi yatakta ölmeyi ayıp kabul ettiği yüzyıllar önce ki çağlardan bu güne kadar hala töresine bağlı onu inanç sistemiyle destekleyerek kutsal değerlerini önemseyerek sürdürür. 

    Türk milleti tarih boyu büyük hamleler yapan çok yüksek bir idare kabiliyetine sahip teşkilatçı ve ve disiplinli bir millettir. İlk kara nizamiyesini kuran Mete handan beri bu durum böyledir. Töre'nin Han'a verdiği yetkiyi bu bilge lider doğru irade kullanarak yetkisi dahilinde hayata geçirir.

     Töre ve tüzük Türk milletinin bağlı kaldığı inanaç sisteminden sonra ki en büyük değerleridir. Kutlu milletin mutlu bir yolu ve yolculuğu vardır..

Ali KARACA

02.06.2020

İSTANBUL

Bu yazı 242 defa okunmuştur.