Bugun...
TÜRK TÖRESİ VE MİLLİ DEVLET


Ali Karaca Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 15-10-2020 04:12

"Türkiye Cumhuriyet'i devletinin kuruluş felsefesi tıpkı Göktürk Devleti, Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti (İmparatorluğu)" gibi bir töre devletidir.

Cumhuriyetimizin mimarları ve kurucu unsurları Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bu durumu göz önünde bulundurarak, "Ergenekon" simgesini yani "Bozkurt" efsanesini kullanmışlardır.

Türkler bozkırın Türük, Török, Törk gibi ünvanları olan Töreli, Tüzüklü, kanunlu veya Çinlilerin Tucue (Kuvvetli) yada Kaanlı (Yüksek arabalı) diye tanınan kavimdir. Bugün ki Türkiye Türkleri ve Osmanoğulları, Oğuz neslinin, Bozoklara bağlı Gün Han kolunun Kayıboyu aşiretinin temsilcileridir. Türkler tarih boyunca adaletin timsali olmuşlar, hak ve hukuka hep riayet etmişlerdir.

Türklerde göçebelik coğrafyanın getirdiği koşulların etkisiyle oluşmuştur. Türkler yer değiştirirken bozkırın acımasız şartlarına karşı dinamik bir şekilde ayakta kalarak güçlü olmayı başarmışlardır. Türk (Güçlü ve kuvvetli) sözcüğü belki de doğa koşullarına karşı direnç göstermelerinden aldığı ifade edebilir. Orta Asya coğrafyası o dönemde ağır kış şartlarının hüküm sürdüğü bir yerleşim bölgesidir.

Türklerde töre üç kaynaktan oluşur. Halk, Kurultay ve Handır. Bir kısım töre doğrudan doğruya halktan zuhur eder. Bunlar gelenek halinde nesilden nesile intikal eder. İkincisi ise beylerin kurultayda aldıkları kararlardır. Oğuz töresinin üzerinde hiç bir güç yoktur. Sonuncusu ise Hanın kendi teşebbüsü ile gelişir. Türkler bu hiyerarşik yapıyı inşaa eden ve çok önemli bir kültürün de sahibi millettir.

Töre, Türk örf ve geleneklerinin kesin hükümler birliğidir. (Orhun ve Yenisey Kitabelerinde töresiz bir Devlet veya topluluk olmayacağı belirtilmiştir) Oğuz dara düştüğünde onun müşkülünü çözen ak saçlı bilgeler vardır. Han veya Kağan tek adamdır, ona bu gücü ve kudreti töresi ve Kurultay vermiştir. Çok seslilik ve karmaşa kaostan başka bir şey üretmez. Türk töresinde Devlet adab ve kuralları çok önemli bir yer tutar.

Fatih Sultan Mehmed Han gibi büyük bir Fatih bile "sırrıma tek bir sakalım vakıf olsaydı onu keser atardım." Çünkü cihan padişahının son seferinde neyi gerçekleştirmek istediğini kimse bilmiyordu. Gebze Hünkar çayırında ki ölümü bu seferin nereye yapıldığının gizemi hala esrarını korumaktadır. Bu sır Fatih Sultan Mehmed Han ile birlikte toprağa gömülmüştür. Sır iki kişi arasında bile olsa o artık bir başkası tarafından bilindiği için gizemini kaybetmiştir.

Yine Yavuz Sultan Selim Han çıkmış olduğu bir seferinde askerin homurdanması üzerine Veziriazamın, Hünkarım bu sefer ne üzerinedir diye sorar. Padişah,Yavuz Veziriazamına sen sır tutmasını bilirmisin? diye sorar. Evet cevabını alan cihan padişahı Yavuz Sultan Selim Han memnun olur ve kendisinin cevabı da çok manidardır. Bende sır tutmasını bilirim diyecek kadar temkinlidir. Veziriazam da gerekli dersi aldığını görür ve sessizliğe bürünür.

Millet aynı topraklar üzerinde yaşayan aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur. Milli devlet ise dili ve kimliği olan temelini tarihinde ki değerlere bağlılığından alan özgür ve tam bağımsız olmaya denir. Kültür ve medeniyet bakımından çağdaş uygarlık seviyesine erişmiş, milli ekonomi modeline sahip millet şuurunu benimseyen ve milleti ile var olan devlet milli devlettir.

Ulus devlet modeli bir başka türdür. Çünkü burada farklı din ve etnik kökenlerden gelip ayrı bir dil konuşuyor olsa bile aynı topraklar üzerinde ortak, amaç için bir dil ve iktisadi yaşam ve ortak kültür birliği sağlayan insanlar topluluğudur. Milli devletle, Ulus devleti ayıran yegane özellik bunlardır. Milli devlet güçlü ve kararlı olmak zorundadır.

1944 yılında terk ettiğimiz töre devletinin Cumhuriyetimizin kuruluş ayarlarına milli devlet felsefesine Liberalizm'den kurtularak geri dönülmüştür. Artık batı Avrupa ve ABD bambaşka bir Türkiye ile karşı karşıyadır. Fetö terör örgütünün darbe kalkınmasına karşı yapılan mücadelede bu duruşu gördük. Türk milletinin tek vücut olması milli devletin temellerinin inşaasında çok etkili olmuştur.

Dünyanın size hürmet göstermesini istiyorsanız kendi karakteristik özelliğinizi mutlaka göstererek ortaya koymalısınız. Kuvvetinizin zaafa uğradığı anda karşınızda ki güç sizi tahaküm altına alır. Bu güçler her türlü incitici ve indirgemeci tavırlar kullanarak güçsüzlüğünüzden faydalanır. "Balkan" savaşı ve "Kurtuluş" savaşı tamda böyle bir dönemde başlamıştır. Hasta adam dedikleri Osmanlı Devletini paylaşmak için harekete geçtiler.

Milli duruşu olmayanlara tarih özgür ve bağımsız olma hakkı tanımaz. Sözümde ki ifadenin bugünkü duruma ne kadar da uygun bir döneme atıfta bulunduğumu düşünüyoruz, çünkü tarih tekerrürden ibarettir. Böl, parçala, küçült taktiği karşılık bulduğu zaman emperyalist güçlerin işi çok daha kolaylaşıyor. Bugün ki Orta Doğunun hali ortadadır önümüzde bu konuda bir model vardır.?

Milli bir dururşunuz yoksa kuracağınız hayalin istiklali olmaz.

Ali KARACA
13.10.2020
İSTANBUL





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI