Ali Karaca

Ali Karaca

Hayata Dair Ne varsa Düşünelim
alikaraca@gmail.com

YARDIMLAŞMAK VE DAYANIŞMAK..

08 Nisan 2024 - 14:18

(ADALETLİ VE ADİL OLMAK)
Bir zamanlar dünyayı titreten ve adalet konusunda bozkırın töreli ve tüzüklü milleti necip Türk halkının hukuk anlayışı dillere destandı?
Bir devlet dara düştüğünde büyük Türk Hakanları, hemen devreye girerlerdi, şimdi sizlere Osmanlı - Türk Sultanı muhteşem lakaplı Kanuni Sultan Süleyman'ın adalet anlayışını ve yaptıklarını tanıtalım.
O gün güç durumda ki Fransa kralı Firansuva'nın annesinin yazdığı mektuba cevap vererek kendi dışında özellikle yardıma muhtaç tutsak (esir) bir kral'a yardım için savaşı göze alan Osmanlı Devleti'nin padişahı Kanuni Sultan Süleyman bu lakabı kanuni unvanlı bir Sultan olduğunu tüm cihana duyurmuştur.
Ben ki Sultanların Sultanı, Hakanların başı, krallara tac giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman’ın, Rum Vilayeti’nin Zülkadriye’nin, Diyarbekir’in, Kürdistan’ın, Azerbaycan’ın, Acem’in, Şam’ın, Haleb’in, Mısır’ın, Mekke’nin, Medine’nin, Kudüs’ün, Arap ülkelerinin ve Yemen’in ve de ateş saçan mızrağımın ve zafer getiren kılıcımın gücüyle sahip olduğum nice ülkelerin Sultanı ve Padişahı olan Sultan Süleyman Han’ım.?
Sen ki Fransa ülkesinin kralı olan Françesko’sun. Kralların sığınağı olan kapıma mektup göndererek ülkenizin işgale uğradığını ve esir edilerek hapse atıldığınızı bildirmişsiniz. Bu durumdan kurtulmak için benden yardım istiyorsunuz. Gönlünüzü ferah tutun ve sakın üzülmeyin. Unutmayın ki esaret, hükümdarlar için hiç de tuhaf bir şey değildir. Bilesiniz ki, atalarımın yaptığı gibi, daima kılıcımla gezen ben de, sefere çıkmaktan ve fetihler yapmaktan çekinmem. Her an savaşmaya hazırım. Sadece Allah’ın dediği olur. Ne yapacağımı elçinizden öğreneceksiniz.
İşte bir Türk Hakan'nın muhteşem lakaplı, Kanuni Sultan Süleyman'ın olması gereken gerçek adaleti ve zülme karşı olan tutumu? Dünya kanun ve nizamlarla yönetilir? İlah-i dinler ve hak Peygamberler de bozulan nizamı ve düzeni yeniden tehsis etmek için yüce Allah (C.C) aldıkları vahiyleri tebliğ edici birer elçidirler. Onlar helak edilen kavimlerin yerine gelen toplulukları yeniden tehvid inancına davet için gönderilmiş "Elçiler ve Nebilerdir." Şimdi nerede, o kudretli Nemrutlar, Firavunlar, Kisralar; güçlü olan haklı olan demek, değildir. Hz Süleyman Peygamber gibi bin yıllık ömür ve krallık sahibi yada muhteşem lakaplı, Kanuni Sultan Süleyman Han'a kalmayan bu dünya kime kalmış ki?
"Bizim hükmümüz irademizi elinde tutanın yanında toz zerresi kadar bile değildir." Bu fani dünya'dan büyük Krallar, Sultanlar, Padişahlar ve Komutanlar, geldi geçti, eğer adil olanlar vardı ise ünleriyle, anıldılar, zalimlerse (Nemrut ve Firavun) gibi onlar da kötü şöhretleriyle? Emevilerin ve Abbasilerin zulmüne uğramayan o gün kim vardı? Ya zalim Moğolların ya da Haçlı zihniyetli yarı vahşi Hıristiyanların! Daha dün yaşadığımız Pandemi salgınından bu durumundan Corona virüs salgınından ders çıkartmayacaksak ne zaman ders çıkartacağız. Ben yaptım oldu mantığı doğru değildir. İnsanlık tarihi çok büyük olaylara (müsibetlere) şahit olmuştur, adaletli olalım ve mutlaka adil olalım? İnsanlığın da beşeriyetin de gereği budur.
Yakın tarihimize şöyle bir bakalım 1990 yılında ABD petrol için Irak'ı işgal etti, 2000'li yıların başında da Saddam Hüseyin iktidarını yıkarak, Irak devletini, ondan kurtardı ve milyonlarca Müslüman kanı döküldü. Irak'da siyasi rejim değişti bölgesel bir Kürt devleti kurulmak için kollar sıvandı. Bugün Orta Doğu'da siyonist İsrail özellikle Gazze de ortalığı kasıp kavuruyor? Özellikle son saldırılarda her taraf yerle bir edildi, Müslümanların bir yaptırımı oldumu? Yıllardır Filistin topraklarında ki işgal ve zulüm son bulmadı. Filistin halkına uygulanan vahşete tüm dünya seyirci, bu büyük bir insanlık dramıdır. Gerçi Arabistan farklı mı orası da adeta sanki tüm kutsal beldeler Kudüs ve Mescid-i Aksa gibi fiili işgal altında. Hz Ömer (R.A) gibi adaletli, devlet nerede ara ki bulasınız!
Zulüm ve katliam sadece Filistin de değil dünyanın her yerinde devam ediyor. Çin Uygur Türklerine ve Müslümanlara son yıllar da, acımasızca baskılar ve işkenceler ederek onları sindirmeye kalktı? Mübarek kandillerde ve Ramazan ayında bile bu taciz ve tecavüzler devam etti. Yine ABD Mısır ve Libya da ki siyasal iktidarları değiştirerek milyonlarca Müslüman kanının akıtılmasına sebebiyet verdiler. Petrol gelirlerine el koymak için hiç bir zalimlikten geri kalmayanlar daha sonra Çin'den tüm dünyaya yayılan çok basit bir virüsün Covit salgınına teslim oldular.
Özellikle Suriye'de ki Esed zulmüne seyirci kalanlar kendilerini medeni diye tanıtan Avrupa dünyası Suriyeli mültecilere kapılarını kapatırken, vicdan ve merhametin de ortadan kaldırıldığına şahit olduk. Bodrum sahillerine vuran bebek cesetleri bile Avrupa'nın tavrında en ufak bir değişikliğe uğramadı. Öyle zalimleşti ki insanoğlu ve özellikle Müslüman coğrafyası; "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyen sevgili efendimiz Hz Muhammed (S.A.V)'in Hadis-i şeriflerine kulak tıkayarak aç ve sefil Müslümanların dertleriyle hiç ilgilenmediler. Bırakın ekmeklerini bölüşmeyi, kendileri lüks içerisinde yaşarken kimsenin durumunu önemsemediler.
On binlerce kilometre uzaklardan gelerek Orta Doğu coğrafyasını kan gölüne çeviren ABD'ne senin Akdeniz ve Körfez de gemilerinin buralarda ne işin var diyen bir Müslüman devlet çıkmadı? Çünkü akıtılan Müslüman kanının hiç bir değeri yoktu, mazlumların arkasında durmak, düşküne, kucak açmak bu Müslüman devletlerin ve milletlerin aklına niçin gelmedi. Herkesin bir hesabı varsa yüce Allah (C.C) bir hesabı vardır. Gel gör ki en ufak bir virüs salgını ile bu büyük mucize ile tüm dünya Pandemi hastalığı ile kavruldu! Bu virüs ile modern batı bile baş edemedi düşünün!
Yarın ne olur, kimin başına ne gelir onu kimse kestiremez, fakat, herkes adaletli ve adil olmak zorundadır. Özellikle de bu mübarek Ramazan ayında yardımlaşma ve dayanışma en üst seviyede olması gerektiğini bildiğimiz halde Müslüman topluluklar gayet duyarsız ve herkes kendi derdinin peşine düşmüştür. Gazze'de yaşanılanlar o zulme tepkisiz kalanlar insanlıktan nasibini almayanlar değiller mi? Ekonomisi, güçlü petrol zengini İslam devletleri, dünyayı dizayn etmeye çalışan emperyalistlerin emrinde adeta birer oyuncak gibi? Bu mu Müslümanlık ve dindarlık bu mu adalet!
Tabi ki birde bizler çok böbürlenerek her şeyi biz başardık diyerek ne ekolojik bir denge bıraktık nede endemik bitki örtüsü türü? Bu arada suları acımasızca kirlettik, doğayı her bir çıkarımız için tahrip ettik, yeşile gelince ona acımasız davrandığımız kadar hiç bir şeye daha böyle acımasız, davranmadık. Ne bekliyorduk bir gün deniz bitecek ve her şeyin kıymetini anlayacağımızın gün gelmeyecek miydi. Doğanın terazasini bozanlardan tabiat imtimanı alır. Erzincan da yaşanılanlar maden sahasında ki heyalan kaybedilen canlarımız ve kıymetli değerlerimiz bu durumun bariz bir örneğidir. İnsanoğlu nasıl bu kadar vahşi olabilir ki; oysa ki insan canlı varlıklar içersinde Eşref-i mahluk olan, yaratılanın ve yaradanın da iftiharıdır. Kendimiz ettik, kendimiz bulduk ve bir virüse teslim olduk ve hayatımız alt - üst oldu? Başta büyük devletler ve bizler çok büyük ekonomik kayıplar yaşadık ve yaşamaya da devam edeceğiz..
Tüm ülke halkı ve vatandaşlarımız özellikle kardeşliğimize en çok ihtiyaç duyduğumuz bu mübarek Ramazan ayının son günlerinde ve yine bayrama kavuşmaya çok az bir zaman kala mutlaka birlik ve beraberliğimizi tehsis edelim ve yardımlaşalım? Mübarek Ramazan bayramını öncesinde gerçek ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatalım, onların yüreklerine dokunalım, bir yetim başını oksayalım, onları bayram yaptıralım! Çevremizde, olan bitenlere karşı duyarlı ve adaletli olalım? Böyle davranışlar sergileyen vatandaşlarımıza ve yine adil Müslümanlara elbette müteşekkiriz, fakat yapılanlar hiç de yeterli değil? Dayanışmak, inancımız ile birlikte töremizin ve necip Türk milletinin merhametinin bir gereğidir.
"Veren el olalım" düşküne ve mağdurlara da kol kanat gerelim..
Ali KARACA
Araştırmacı Tarihçi
Yazar ve Şair
İSTANBUL

YORUMLAR

  • 0 Yorum