Yeni yıl, yeni umutlar demek, geçtiğimiz 2020 ve 2021 Pandemi yıları Covit-19 dediğimiz Corona virüsü salgını ile mücadele ile geçti. 2022 yılının ilk çeyreğinden sonra hayatımız normalleşme ve kontrollü olarak serbestliğe dönüştü.
Dolayısıyla Pandemi salgını günlerimiz kabus gibi geçti, bir çok yakınımızı ve binlerce insanımızı kaybettik. Ülkemiz Covit- 19 virüsü salgını konusunda batılı modern, ileri demokrasi ülkelerine göre daha çok daha başarılı sonuçlar aldı. Sağlık sistemimiz ciddi anlamda başarılı bir sınav vererek daha az bir hasarla Pandemi salgını izole edilmeye çalışıldı.
Covit-19 virüsü salgınını ilk olarak Çin'in Hubei bölgesinin başkenti konumunda olan Wuhan kentinde ortaya çıktı? Ülkemizde 11 Mart 2020 tarihinde ilk vakaların görülmesiyle birlikte, Covit-19 hastalığı ile tanışmaya başladı. Bütün dünyayı etkisi altına alan bu Pandemi salgını bütün dengeleri de alt üst etti? Hiç bilmediğiniz ve bu konuda çok da hazırlıklı olmadığımız bir durumla Covit -19 virüsü ile karşı karşıya geldik.
Daha sonra 2023 yılının hemen başında asrın felaketi olarak adlandırılan ve 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş İl'i Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan Merkezli 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmiştir. Toplam 11 İlimizi kapsayan Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerimiz de toplam 42.310 vatandaşlarımız bu deprem de hayatlarını kaybetti. Ülkemiz Pandemi salgını sonrası böyle büyük bir yıkımı, belki de dünyanın en büyük depremini yaşadı.
Tarihler "7 Ekim 2023" sabah'ını gösterdiğin de hemen güneyiniz de Hamas'ın başlattığı Aksa Tufanı operasyonuyla İsrail - Hamas çatışmaları başladı. Aradan geçen zaman içerisinde İsrail topraklarında başlayan savaş Gazze'de Filistinlilerin aralıksız saldırılar altında yaşadığı ve öldüğü bir cehenneme dönüştü. İsrail Hamas savaşı'nda ki bu durum dünyanın gözü önünde ceyran ettiği için ABD desteklediği Yahudi zihniyetli İsrail Gazze'de ki Filistinlilere büyük bir soykırım gerçekleştirmektedir.
Her şeyde bir hayır vardır yüce Allah (C.C) bizleri depremler, Doğu Türkistan ve Gazze gibi böyle büyük bir imtihanla test ediyor belki de sabır ve tahammül sınırımızı ölçüyor. İnsanoğlu yeryüzünde hiç bir şeyi temiz bırakmadı, ne doğal ortam (Ormanlar, yaylalar, tarım alanları ve su kaynakları gibi) adeta katliam gibi hor kullandığımız bu nimetlerin hiç kıymetini bilemedik. Ne merhametimiz, nede hoşgörümüzle birlikte acıma duygumuz kaldı! Birde bu duruma zalim ve vahşi katliamlar eklenince gelecek endişemiz artmaya devam etmektedir.
Özellikle 2020 yılında ve sonrasında bütün dünya da sağlık sektörü çöktü, ekonomik tablolar tersine dönerek virüs salgını hastalığının hiçte hafife alınmayacağını verilerle bizlere gösterdi. Corona virüsü salgınını dolayısıyla herkes, herkesten kaçıyor, komşuluk ve akrabalık ilişkileri, iletişim tamamen ortadan kalktı veya kesildi? Kimsenin kimseye faydasının olmayacağı bir dönemi idrak ediyoruz. Hal böyle olunca yardımlaşma ve dayanışma dediğimiz insani ilişkileri arar olduk?
Burada sosyal yardımlaşma ve dayanışma amacıyla Sivil Toplum Kuruluşları ve Vakıflar olarak devreye girerek önemli görevler üstlendik. Salgın hastalık dönemimde vatandaşlarımıza sağlık ve insani ihtiyaçlar konusunda yardımcı olmaya çalıştık. Bunun akabinde 06 Şubat 2023 günü meydana gelen o büyük asrın felaketin de bir bölgemizi tamamen yıkan deprem de ilk andan itibaren kolları sıvayarak depremzedelere maddi ve manevi yardımlar için seferberlik başlattık, kampanyalar gerçekleştirdik deprem bölgesine uzman ekipler sevk ettik?
Yeni yıl yeni umutlar demek; insanlar güzel bir gelecek için temennilerde bulunurlar, dua niyaz ederek sağlıklı bir hayatı isterler? İnsanoğlu her zaman böyle bir beklenti içerisindedir, bazen istedikleri gerçekleşmez hayal kırıklığı yaşar, bazen de arzularına kavuşarak sevinçler yaşar. Geçmişte bir kaç yıl önce yaşadığımız Pandemi salgını ve bu yıl ki depremler sonrası bir çok yerde hayatmız ve ticari faaliyetlerimiz gerçekten olumsuz yönde etkiledi. Aslında Covit-19 aşısı ile birlikte durgun piyasalar birden elektiklenmişti, fakat yüksek enflasyon ve fiyat pahalılığı hayatımızı olumsuz etkileyerek dengeler alt üst oldu. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak sözleri inşallah karşılık bulmaz?
Yeni yılda herkes güzel sözler içeren mesajlar yayınlar, bunlar hoş ve güzel sayılan davranış örneklerindendir. ''Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim'' diyerek insani ve beşeri bir durum sergileyen Fahr-i Kainat Efendimize eğer kulak verebilirsek işte o zaman gerçek müminler ve Müslümanlar olmuş, oluruz. Keşke her an her daim bu güzel dilek ve temennilerimizi muhafaza edebilsek. Öfkeli olduğumuzda hep aklımıza güzel ahlaklı sevgili Habibimiz Hz Muhammed (S.A.V) gelse? Onu zikretmek ve yüce Allah (C.C) anmak kötülüklerin defhine mutlaka sebebiyet verecektir.
Yeni yılımızın güzellikler getirmesi için temennilerde bulunuyor, dualar niyaz ediyoruz, fakat çok istediğimiz bir şey gerçekleştiğinde de biz başardık diyerek böbürleniyoruz? Oysa yüce Allah (C.C) Kuran-i Keriminde, ''Bu, Allah'ın lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.'' (Cuma suresi 4. Ayeti) ifadeleriyle bütün kainatın ve alemlerin yaratıcısı olarak her şeyi bizlere sunan ve rızkı veren odur. O zaman niçin kulluğumuzu niçin yüce Allah (C.C) izhar etmiyoruz da kullardan, yardım istiyoruz veya dileniyoruz.
Gelecek yeni yılda, herkes şapkasını bir kez daha önüne koyarak, düşünmeli, çünkü Pandemi sürecinde yaşadıklarımız, özellikle son dönemlerde depremler ve dünya'da ki yaşanılanlar ve ekonomik kriz ve yüksek enflasyon bizleri ''Komşusu açken tok yatan bizden değildir'' sevgili Efendimiz Hz Muhammed (S.A.V) söylemlerinin gerçek anlamda hayata geçirilmesinin önemi bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman kardeşlerimizin dertleriyle dertleniyor muyuz, ihtiyaç sahibi insanların veya komşularımıza karşı görev ve sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? En önemlisi yaşadığımız önemli olumsuzlukların sürecinde akrabalarımızı arayıp soruyor muyuz veya anne, babalarımıza karşı görevlerimizi evlat olarak yapabiliyor muyuz. Tabi ki kul olarak eksik yönlerimiz olacaktır, fakat kim kötülüklerden kaçınırsa ve iyiliklerde bulunursa yüce Allah (C.C) hoşnut eder onun rıza-i İlahisine nail olur.
Adaletli ve adil davranışlar sergilemek Türk töresinin ve yüce İslam inancının ve insanlığın bir gereğidir. Tanıtmaya çalıştığımız bu kadim Türk millet, tarihte hep bu güzelliklerle yaşadı, bizlere güzel örnekler sundu ve böylece bu günlere gelindi? Zor günler yaşadığımız 2023 yılının bu son günlerinde kardeşlik hukukumuzu, yeni yılda mutlaka pekiştirelim, çünkü bizim Türk'ün, Türk'ten başka dostu yoktur? Öyle ise yeni yılda hoşgörülü ve tevazulu olalım bu söylemler sözde kalmasın yaşam biçimimiz olsun ve bir felsefeye dönüşsün mutlaka! Hayat her zaman bizlere gülümsemeyebilir fakat asla sitemkar ve isyankar olmayalım, en önemlisi de haksızlık karşısında susmayalım. Zira ''Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Hz Ali (R.A) söylemi bizim için hak aramamız adına edilmiş en anlamlı en güzel sözüdür.
Yeni yıl 2023'ten sonra 2024 de hepimize sağlık, barış, kardeşlik ve mutluluklar getirsin, yüzlerimiz gülsün! Dua ve niyazlarımız bu temennilerimiz bu? Yüce Allah (C.C) Türk - İslam alemine, inananlara ve necip Türk milletine ve bütün insanlığa nice hayırlı seneler sağlık dolu güzel ömürler ve mutluluklar niyaz eylesin inşallah amin.
Yeni yılda 2024 de ''Hastalıkların, depremlerin, savaş ve zulmün olmadığı adaletli ve yaşanabilir güvenlikli bir dünya istiyoruz.''
Ali KARACA
Araştırmacı Tarihçi
Yazar ve Şair
İSTANBUL

YORUMLAR